Yükleniyor...

İstanbul

Etiketler: ,

Son yazımda sizlerle mezuniyet sevincimi paylaşmıştım. Bu yazımda ise yıllardır yapmayı istediğim, hayal ettiğim ama her defasında farklı bir engel nedeniyle içimde kalan bir hayali gerçekleştirmenin mutluluğunu paylaşmak istiyorum.



5 yıldır İstanbul'u görmek hayalim vardı ve hep başka başka engeller çıkıyor, biraz da benm yüzümden iptal oluyordu. Dün gece ani bir telefon ve apansız bir kararla kendimi bir anda 18.30 Ekspres arabasında buldum :) Sabah 09.00'da Esenler Otogarında idim. Bu şekilde apar topar da olsa bir hayalin içinde buldum kendimi...
Fırsat buldukça buradan izlenimlerimi yazacağım.
1.Gün:
Kısa bir dinlenmeden ve iyi bir kahvaltıdan sonra serinliği bekledik ve planlandığı üzere Bir firmanın düzenleniş olduğu Boğaz Gezisi'ne katılmak üzere yola koyulduk. Sabah Metro ile tanışmıştım, bu defa da Tramvay ile müşerref olduk.
19.00-00.00 arasında kapsamlı ve esaslı bir gezi oldu. Daha önce tv lerde gördüğüm yerleri böyle görünce garipsedim doğrusu. Çırağan Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, İstanbul Boğazı, Kız Kulesi... Saymala bitmiyor. Ve böyle harika bir dünyayı görmek için bu kadar geç kaldığıma da defalarca yandım...
Bu şehrin ne denli güzel ve eşi bulunmaz bir şehir olduğunu gördüm, anladım. Boşuna "şehr-i destan" dememişler.
Fatih Sultan Mehmet'in bu şehri almak çin girdiği zahmetler, yaptığı planlar geldi aklıma. Kesinlikle hak verdim. Ben bu güzellik ve eşi bulunmaz nimet için gemileri karadan yürütmek değil gerekirse omzumda taşıyarak bile geçirir, yine de alırdım bu şehri :)
Not: Yukarıda gördüğünüz geziye dair bir fotoğraf. Daha sonraki yazımda resimler ve izlenimler aktarmaya devam etmeye çalışacağım...
Bekle beni İstanbul!
Devamı gelecek / To be continued... :)

Şafak Söktü; O şimdi Tıp Fakültesi 36.Dönem Mezunu!

Etiketler: , , , , ,

Takip edenler bilir, bilmeyenler için de hatırlatma olsun: Uzun zamandır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olduğumu, mezuniyet için şafak saydığımı birçok defa yazmıştım.İşte o gün geldi çattı ve karanlık şafak sona erdi, gün aydınlandı, beklenen son geldi... "Bitmez" denen 6 senelik okul bitti. Bu, 6 senedir uykusuz gecelerin, sınav streslerinin ve ardı arkası gelmez sorunların bir nebze de olsa bitmesi demek oluyordu.(Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi 36.Dönem Mezunları, Mezuniyet ve Yemin töreni'nden 2 görüntü:)

Yola Van 100.Yıl Üniversitesi'nde başladım, sonra hızımı alamadım; Dicle Üniversitesi'ne (Diyarbakır) yatay geçişle geldim, Tıp Fakültesini burada bitirdim. Geçen 6 senede herkes gibi ben de birçok olay yaşadım, çok gece uykusuz kaldım, bazen çok üzüldüm, bazen de son derece mutlu oldum... Üniversiteye girerken amacım "hayatı öğrenmek"ti. Birçok bedel ödeyerek de olsa bunu başardım. Acısıyla, tatlısıyla ve daha birçok şeyle... Biliyorum, daha çok yolum var, yapılacak çok hata ve alınacak birçok ders var. Şimdi sadece yolun başındayım. Bu mezuniyet bir bitiş değil, aksine sadece yeni bir başlangıç olacak.Mezuniyet töreni yapıldı, bu benim için büyük bir mücadele idi ve ailem de bu mücadelede çok emek harcadı. Törene onlar da katıldılar.1 Temmuz itibariyle çiçeğim burnumda artık... :) Hayatta her şey bitiyor. Bazen "maalesef" bazen "iyi ki" diyoruz. Geçen 6 sene içinde bunların ikisini de sık sık kullanmak durumunda kaldım. Şimdi de ikisini söylüyorum.Güzel anıları geride bırakarak maalesef, sahtelikler ve kahpelikleri geride bırakarak "iyi ki" bitti...Unutmak tükenmektir! Velhasıl, okul da tören de bitti ve karşınızda; Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi 36.Dönem Mezunu; Ferhat ASLAN! :)

Değişim

Etiketler: , , ,

Ahmet Günbay Yıldız'ın "Aşka Uyanmak" adlı kitabından aldığım bir kısım:

Abesler, hayal kırıklıkları ve el değmedik kepazeliklerin yer yer sahnelendiği bir dünya var önümüzde. Teknoloji bütün toplumları kahpe bir ağ gibi kuşattı. Ekranlar kahpe ve küstah. Görüntüler edep dışı ve şımarık. İçkiyi yasak ettiğimiz evlerde sarhoş çığlıkları var. Kumarhaneler, sapıklıklar ve nice haneler. Yatak odalarının mahrem sahneleri, üstsüz plaj görüntüleri, plajlar, diskolar, meyhaneler. Hatta sokaklarda bile mahrem yerlerini göstererek dolaşanlar…

İşte toplumumuz ve genel ıstırabımız…
Ne güzel dile getirmiş üstadım. Fazla söze gerek yok bunun üzerine...

Traji-Komik : Aşk Ölmüş!

Etiketler: , ,



Derler ya; "Güleriz ağlanacak halimize" diye.
Bizimki de o keza.
Komik bir trajedi, ya da belki de traji-komik...
Başımız sağolsun!

Kıraç - Haydi Haydi - Yeni Milli Takım Marşı

Etiketler: , , , , , ,


Severek dinlediğim, dizi müziklerine hasta olduğum biridir Kıraç. Yaptığı muhteşem Fenerbahçe marşı ile de gönlüme ayrıca bir taht kurmuştur kendisi. Şimdi de Milli Takımımız için Haydi Haydi adında çok güzel bir marş hazırlamış. Keşfettiğim andan beri son ses dinliyorum.
Siz de dinlemek isterseniz:

boomp3.com


Kıraç - Haydi Haydi Mp3 olarak indirmek isterseniz #indirme adresi 1, ya da #indirme adresi 2

Bu da marşın sözleri:

HAYDİ HAYDİ

Dört koldan her yanı ateş sarsa da
Ateş dokunmaz sana sen çık meydana
YaLNız değilsin sen Türkiye’mizsin
Dünyaya haykıran gür sesimizsin

SENDE ASKERSİN SEN DE MEHMET’SİN
KALBİNDE EN DERİNDE HİSSEDECEKSİN

HAYDİ HAYDİ GÜN BUGÜN
TÜM DÜNYAYI TİTRETECEKSİN

Kana kan dişe diş dağ gibiyiz biz
Tarihlerden fışkıran kaplanlarız biz
Hep onurlu hep cesur tüm hikayemiz
Ay yıldızlı bayrağın neferleriyiz

SENDE ASKERSİN SENDE MEHMET’SİN
KALBİNDE EN DERİNDE HİSSEDECEKSİN

HAYDİ HAYDİ GÜN BUGÜN
TÜM DÜNYAYI TİTRETECEKSİN
---
Türk Milleti olarak tüm yüreğimizle destekliyoruz. Hepimiz tek yürek olduk. Milli takımımıza başarılar diliyorum.