ve her kuyuya taş atan bLog...

Beğenilenler

Unordered List

Arşiv

06 Temmuz 2008

Dünkü yazımda İstanbul hayalim, yolculuk seyri ve ilk güne dair izlenimlerim-daha doğrusu hayranlıklarım- hakkında bir şeyler yazmıştım.
2.Gün:
Buraya geldim geleli bir kahvaltı düşkünlüğüm var. Sabahları kahvaltı namına ne bulduysam affetmiyorum. Kahvaltı iyi olunca gün de gerçekten iyi geçiyor. Bütün bulaşıkları ben yıkıyorum ama o kadar kusur kadı kızında bile olur...muş. :) Hem suyla oynamayı severim ben.
Öğle vakitlerinde hava serin olunca hemen arabamıza atladık ve en çok merak ettiğim yerlerden biri olan MiniaTürk'e doğru yola koyulduk.
Haliçe doğru indikçe yüreğimiz sızladı. Dünyada böyle eşi benzeri bulunmaz güzelliklere sahip olan bir şehrin bu şekilde hakettiği değerden çok daha az değer görmesi... Malesef olacak iş değil. Haliç kıyıları sonradan doldurularak öyle bir hale getirilmiş ki neredeyse orada deniz kalmamış. Yazık! Çok yazık. Oysa bu güzelliklere sahip olmak, sahip çıkmak için neler feda etti milletimiz...

Daha sonra Miniaturk'e ulaştık. Lunaparka giden çocuklar gibiydim. Tabi halihazırda fotoğraf hastası olan ben, böyle bir güzelliğin de fotoğraflarını çekmesem olur mu? Tabi ki olmazdı. Ev sahibim, Canon fotoğraf makinam ve bütün fotoğraflarda bir sponsor edasıyla yer edinen Sırma marka suyumuz ile daldık içeri... :)



Miniaturk'u bu kadar istemekte haksız da değilmişim. Geçmişten günümüze insanımızın bu dünyaya ne kadar güzel eserler bıraktığını ve bunların birçoğunu simgesel de olsa böyle bir arada görmek gerçekten güzeldi. İstanbul'dan İzmir'e, Konya'dan Bursa'ya, Van'dan Edirne'ye ve hatta Hicaz, Suudi Arabistan ve daha bir çok yer... Gerçekten de hepsine bakınca bir tarih sentezi çıkıyor ortaya. Hititlerden, Osmanlıya ve günümüze dek uzanan bir sentez... Küçük de olsa bunları görmek bile güzel. Miniaturk'u böyle gezince kısa bir film özeti gibi; Doğusundan Batısına Anadolu gezisine çıkmış gibi oluyor insan.



Miniaturk gezisi ve çekilen 176 fotoğraftan sonra akşam olmuştu, ayaküstü bir şeyler atıştırmak için Pilavcı'da aldık soluğu. Orda karnımızı doyurduktan sonra eve geldik ve 2.günü böyle noktaladık.
Not: Fotoğrafta görünen yer Diyarbakır Ulu Camii. Tuhaftır; 5 Sene Diyarbakır'da kaldım, orada fotoğraf çektirmemiştim ama miniaturk'te bu kısmet oldu. İstanbula dair bütün fotoğrafları Gaziantep'e dönüşte albümler halinde eklemeye çalışacağım.
İstanbul yazmakla ve fotoğraf çekmekle bitecek gibi değil. Bunu tekrar anladım. Elimden geldikçe ve dilim döndükçe devam edeceğim...

9 yorum:

  1. miniaturk'ü ben de çok istedim ama o kısmet olmadı..bide şükrü saraçoğluna gitmek ama o da olmadı..koyu bi fbli olarak çok üzücü bi durum:( ya ilginçtir,ben normalde kahvaltı pek sevmem ama ist.e gidince bende acaip derecede kahvaltı yapmaya başladım ve ne bulduysam yiyordum..sabit kilolu olan ben ilkkez orda kilo aldım..off ya çok güzel istanbul çoookk..ama sen yine de gel;)bide fotolarını merakla beklemekteyim haberin ola..

    YanıtlaSil
  2. Fotoğrafları en yakın zamanda ekleyeceğim inşallah :)

    YanıtlaSil
  3. banada kısmet olmadı şimdiye kadar inşallah ileride :/

    YanıtlaSil
  4. forewell; kesinlikle görmelisin bu güzelliği...

    YanıtlaSil
  5. Maddi ve Manevi anlamda...
    Muhteşem bir şehir...
    Tabii kıymet bilene...
    Selamlar ve sevgiler...

    YanıtlaSil
  6. İnsanın babası 10 kardeş :) olunca onları gezecem derken İstanbul turu atmaya çok fırsat olmuyor ama her gidişte farklı yerler keşfediyoruz.Eh napalım artık birdahaki İstanbul ziyaretimde Miniaturk'u keşfetmek umarım nasip olur.İstanbul bi anda gezip heryeri bitirilecek yer diil(keşke heryerini görebilsek)İst'un yerlisinin bile bilmediği çok yer var.İzmir'de büyükşehir ama 1 günde heryeri talan edilebilir :)İst severim ama yaşanacak yer diil gezicen memleketine geri dönücen:)

    YanıtlaSil
  7. Haklısın yakzan; kıymet bilebilsek keşke... Hele de böyle bir guzelligin...
    Fulya; ben de öyle diyordum ama simdi kafam karısık, yaşamak da güzel olur burada :)

    YanıtlaSil
  8. yakzanın taşları yine bana değildir inş. neyse... güzelmiş gerçekten sen anlattıkça ben daha çok ah ediyorum ...

    YanıtlaSil
  9. miniatürk' e ben de henüz gitmedim. biliyorum utanç verici!!!

    YanıtlaSil

Copyright © atasagun | Powered by Blogger
Design by Duan Zhiyan | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com