ve her kuyuya taş atan bLog...

Beğenilenler

Unordered List

Blog Archive

30 Eylül 2008




Ramazan bayramı(m)nızı kutlar, hayırlara ve gönlünüzdeki güzelliklere vesile olmasını dilerim.
İyi bayramlar...

Not:
Bayramda açığız! :)

27 Eylül 2008

22-23 Eylül: Alışmaya ve çalışmaya devam ediyorum. Uyum sorununu aşmak üzereyim. Komşularım hala çok iyiler, maşallah :)

24 Eylül: Hava birden değişiverdi, bir yağmur ki sorma... Maalesef küçücük olan bu yerde asfalt sorunu var ve haliyle her yer çamur içinde. Yağmuru ve sonbaharı çok severim ama durum başka; Evden sağlık ocağına kadar üstüm başım çamur oldu ki ben elbisesine özen gösteren biriyim. Sordum; 10 yıldır böyleymiş, bir 10 yıl daha böyle kalırmış :) Yandık!..
Neyse ki burda yağmurdan sonra çok güzel kokuyor aynı toprak...

25-26 Eylül: Mevzuat ve bürokrasi işlerini sevmiyorum, hatta hiç sevmiyor, nefret ediyorum... Yakın zamanda bu yüzden bir şeyler yapacağım sanırım.

27 Eylül: Bayram tatili başladı ama hemen gitmeyi düşünmüyorum. Arefe günü evde olsam yeter. Buraya da alışmam gerek nihayetinde.

Eksik olmasın, değerli bir şahıs teknolojiden uzak kalmama göz yumamamış olacak, imdadıma yetişti. Kitaplar için de ona teşekkür borçluyum. Kitabın içinden çıkan çikolataları da unutmamak gerek...

Ve geçen bir hafta boyunca ev sahiplerim, komşularım azami düzeyde ilgili, yardımsever davranmaya devam ediyorlar. Buraya yazmakla yetmez ama beni çocukları nispetinde sahiplendiler, duruma şahit olanlar ise bu duruma "piyango" diyorlar :) Allah bozmasın!

Zaman çok şeye gebe; özellikle de süprizlere!..

21 Eylül 2008

10 Eylül 2008: Atamam gerçekleşti, yeni görev yerimde girişimi yaptım ve resmen meslek hayatıma adım attım.
13-15 Eylül 2008: Tus Sınavı için Ankara'da idim. Dil sınavında harika bir sonuç aldım ama aynı oranda kötü bir bilim sınavının ardından Pazar akşam yola koyulup Pazartesi sabah Gaziantep'e döndüm.
Not: Ankara'da şu yazımda da anlattığım üzere bir ilk yaşadım ve süpriz bir doğum günüm oldu. Bu da hayatımdaki ilk doğum günü pastam:


Pasta ve bu süpriz için tekrar teşekkür ediyorum. Ayrıca oldukça anlamlı kutlama mesajı için yakzan'a tekrar teşekkür ediyorum.

16 Eylül 2008:
Kendime bir ev tuttum, çok yardımsever olan komşularım sayesinde eksiklerim hemen tamamlandı. İftarlar, sahurlar da yine komşularım sayesinde şu ana kadar sorunsuz geçiyor.
Çalışmaya başladım. Küçük, şirin bir sağlık ocağım ve uyumlu bir ekibim var. Allah bozmasın.

Zaman akmaya devam ediyor...

18 Eylül 2008

Bugün doğum günüm...
Önceki gün meslek hayatıma başladım.
Yeni bir yılda, 25.yaş günümde hayatımın en büyük hediyesi olarak 19 yıllık emeğin bir anlamda karşılığı olan memuriyetimi alıyorum. Öyle sürekli hediye alan biri olmasam da bugünde alabileceğim en anlamlı hediye bu olsa gerek.
Şarkıdaki gibi; yeni bir iş, yeni bir hayat...
Bu hediyeyi bana veren, muvaffak edene sonsuz şükürler olsun!

Tus için gittiğim Ankara'da yaklaşık sanal alemdeki 2 yıldan sonra birebir görüşme şansı bulduğum ve bir o kadar da geç kaldığımı anladığım simarigim, blut ve yakzan' a da ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Farkında olmadan bana hayatımda bir ilk yaşattılar, 25.yaşımda ilk doğum günü pastamı üfledim :) Ben de farkında değildim ama ilk oldu bu benim için. Dedim ya öyle pek alışkın değilim kutlamalara...
Pastanın resmini de koymak isterdim ama yeni işyerimde bilgisayarıma henüz kavuşamadım. İlk fırsatta onları da ekleyeceğim inşallah.

Yeni iş yerime ve ilk memuriyetime alışmama az kaldı, yakın bir zamanda gelişmeleri ve durumu bildireceğim.
Yanımda olan ve bir şekilde desteğini esirgemeyen herkese teşekkür ediyorum.
Birlikte nice senelere!..

14 Eylül 2008

Artvin’in ismi üç bin senelik tarihi boyunca çeşitli defalar değişmiştir. Artvin ismi, bu şehri kuran Türk İskit Beyinin adından gelmektedir. Osmanlı Devleti zamanında Liva olan şehir, 1923’te Rize’ye bağlı ilçe, 1936'da Çoruh ismiyle il ve 1956’da ilin adı Artvin olmuştur.

13 Eylül 2008

Antalya ismi, kentin kurucusu olan Pergamon Kralı II.Attalos'dan gelmektedir.Eski çağlarda Attaleia olarak bilinen şehir Türkçe çoğu eser de dahil olmak üzere doğulu kaynaklarda Adalya olarak, batı kaynaklarda ise Adalia ve bazen de Satalia, 20. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren de "Antalya" olarak adlandırılmıştır.

12 Eylül 2008

Ankara’nın kuruluş tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte yapılan araştırmalar, bölgedeki yerleşmelerin insanlık tarihi kadar eski olduğunu, bölgenin birçok medeniyete beşiklik ettiğini ortaya koymaktadır. Belgelere dayanmamakla birlikte ilk adının Galatlar tarafından `Ankyra (Ancyra)` olarak verildiği ve zamanımıza kadar `Angora`, `Engürü` ve `Ankara` şeklinde değişime uğradığı tahmin edilmektedir.

11 Eylül 2008

Atama sonuçlarımızın açıklandığını ve iyi bir yer geldiğini şu yazımda anlatmıştım. O günden beri sıkıntıdan patlayan ve göreve başlayabilmek için gün sayarken dün akşam itibariyle beklenen tebligat yayınlandı. Bu bir anlamda "yollara düşme vakti" demek oluyordu.
Nitekim bugün de öyle oldu; Adıyaman yollarında çelebi misali gittim geldim :)
Siz bu yazıyı okurken ben yine Adıyaman-Gaziantep arasında mekik dokuyacak, akşam ise Ankara yollarına düşeceğim.
Pazartesiye kadar da bu böyle sürüp gidecek, şimdilik durum bundan ibaret.
Bu arada; kayıt işlemleri tamam, artık resmen memurum! :)
Gelişmelerle karşınızda olacağım...

10 Eylül 2008

Eskiçağda bir çok Anadolu şehrinin kurucu (ktistes) tanrısı veya kahramanının olduğu bilinmektedir. Bu mitolojik kuruluş Amasya için de geçerlidir.

Roma İmparatoru Septimius Severus (M.S. 193-211) dönemine ait bir Amasya sikkesi üzerinde yer alan ERMHC KTICAC THN POLIN yazıtından hareketle Hermes’in Amasya kentinin kurucu tanrısı olduğu kabul edilmektedir.

Bu kısa açıklamadan sonra Amasya adının tarihçesine gelecek olursak;

Hitit belgelerine göre Amasya’nın bilinen ilk adının Hakmiş [Khakm(p)is] olduğu sanılmaktadır. Bu isimin Perslerin Amasya’yı fethine kadar devam ettiği değerlendirilmektedir.

Amasya’nın Mitridates Krallığı Dönemi'ndeki adı “Amasseia” dır. Özellikle M. Ö. II. yüzyıldan itibaren darp edilen Amasya şehir sikkelerinde AMASSEİA ibaresi açıkça görülmektedir. Zaten coğrafyacı Strabon’da Amasya için Amaseia sözcüğünü kullanmaktadır.

Amaseia sözcüğü, “Ana” anlamına gelen ve özellikle “Ana Tanrıça” yı kasteden ‘Ama’ ve onun çeşitlemesi olan ‘Mâ’ ibaresi ile bağlantılıdır. Bundan hareketle denilebilir ki Amaseia “Ana Tanrıça Mâ’nın şehri” anlamına gelmektedir.

Ana Tanrıça Mâ, Perslerin Anadolu’yu fethinden sonra tapımı yaygınlaşan doğu kökenli bir tanrıçadır. Aynı zamanda bu tanrıça Mitridates ve Kapadokya’nın yerel tanrıçasıdır. Amaseia sözcüğü de Persler zamanındaki asıl söyleniş şeklinin Hellen ağzına uydurulmuş biçimidir.

Roma döneminde Amaseia adı fazla bir değişikliğe uğramadan AMACIAC (Amasia) olarak kullanılmıştır. Örneğin, İmparator Septımıus Severus, Caracalla ve Severus Alexander döneminde darp edilmiş Amasya şehir sikkelerinde AMACIAC adını görmekteyiz.

Bizans Devri'nde de Amasia adının değişmeden devam ettiği bilinmektedir.

Amasya’nın adı Danişmendliler zamanında ise bazen Amasiyye, bazen de Şehr-i Haraşna olarak anılmıştır.

Selçuklu, İlhanlı, Beylikler ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde de Amasya adı herhangi bir değişikliğe uğramadan günümüze kadar gelmiştir.

(Alıntı)

07 Eylül 2008

Daha önce şu yazıda Gaziantep Şivesiyle mahkemede geçen bir konuşma yayınlamıştık. Şimdi de yine şivemizle pazarda geçen bir konuşma:



video

Bir başkadır benim memleketim! :)

03 Eylül 2008


...
senden sonra sana yazdığım şiirlerden
haberin bile yok
ve yağmur yüzüme vuruyor
ve soğuk.
...

ve bilmeni istemiyorum hâlâ
sana şiirler yazdığımı
ve bilmeni istemiyorum bütün bunları
çünkü her şey böyleyken güzel
en dokunulmamış,en yaşanmamış
ve en tadılmamış haliyle.
bir sahilde el ele dolaşılmamış
ve bir kafede çay içilmemiş haliyle
her şey
böyleyken güzel belki de

(Şiir: Uğur Arslan)
(Fotoğraf: İstanbul'da kaldığım evde bir tablodan çektiğim bir fotoğraf)
Ve Google amca herşeye olduğu gibi web tarayıcısı işine de el attı:
Meşhur arama motorumuz, "hiçbir işten kalmamalıyım" dercesine Google Chrome adını verdiği tarayıcının Beta (deneme) versiyonunu kullanıma sundu!


Tabi Google'dan geri kalmayan ben hemen bilgisayarıma indirip denemeye başladım. Oldukça hızlı, kullanışlı ve en önemlisi sade
Bugün kullanmaya başladım, eğer daha da geliştirilirse -ki Google bunu yapar- eminim Firefox gibi başarılı olacaktır, merakla bekliyoruz...
Siz de indirmek ve incelemek isterseniz;
http://www.google.com/chrome
İncelemenizi öneririm!

01 Eylül 2008



Hazreti Aişe’ye (radiyallahü anhâ) buyurdu ki;
-“Cennetin kapısını çalmaya devam et.”
Hazreti Aişe (radiyallahü anhâ);
-“Ne ile?” sordu.
Resulüllah (Sallallahu aleyhi ve selem);
-“Acıkmakla.” Buyurdu.
Ve yine Resulüllah (Sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu;
-“Oruç kalkandır.” H.Savm.
Ve yine Resulüllah (sallallahu aleyhi ve selem) buyurdu;
-“İbadetin kapısı oruçtur.

Copyright © atasagun | Powered by Blogger
Design by Duan Zhiyan | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com