ve her kuyuya taş atan bLog...

Beğenilenler

Unordered List

Arşiv

16 Kasım 2008

Ne kadar konuşsak da bilsek de nafile çaba; Empatiden de sabırdan da bihaberiz.
Allaha olan sonsuz inancım kadar artık buna da inanıyorum. Ben sabrımı saatlerle, günlerle değil senelerle imtihan ederken, "gık" demeden beklerken benim sabrettiğim her şey ve herkes -maalesef- anlık bir aksaklıkta bile Tofaş arabalar misali yolda bırakıveriyor; hem de en beklenmedik anda...
Sonra bana "neden bu paranoya?" diyorlar.
Hayat güllük gülistanlık değilken, binlerce soru(n) varken her şeyin anında istediğimiz gibi olmasını bekliyoruz.
Oysa sabır bu değil, yaşayan sadece ben değilim, herkesin hikayeleri varken ve ne olursa olsun sabretmeyi bilmek lazımken...
Ve ben yıllardır her saniyesinin bedeli ödeyerek, sabırla beklerken...

...
Sabrı en iyi bilenlerdenim, evet biliyorum çünkü ödediğim bedeller çok fazla! Bu yüzden belki de insanlardan sabırlı olmalarını istemem. Ama ailem de dahil herkes öyle bir sabırsızlık, öyle bir acelecilik içindeki...
Ve bir anlık yanlış anlama gibi, biraz tezcanlılık gibi anlık şeylerin nelere mal olduğunu bir bilebilseydik...
Karşımızdakini o kadar iyi tanıdığımızı düşünürken bir anda nasıl böyle kesip atabildiğimizi, nasıl değişebildiğimizi, nasıl başkalaşım geçirdiğimizi de anlayamıyorum...
Sempati duyduğum her şeyden nefret etme noktasındayım...
İşte bu yüzden sonbahardaki yapraklar misali çıkarıyorum her detayı bu bunyeden ve hayattan; bazen hiç istemeden, bazen de hiç tereddüt etmeden.
1 harfin bile çok şeyi değiştirdiğini biliyorum artık...

8 yorum:

  1. "Ve bir anlık yanlış anlama gibi, biraz tezcanlılık gibi anlık şeylerin nelere mal olduğunu bir bilebilseydik..."

    Artık, biliyorum.. Aslında bazı şeyler daha doğrusu yeni şeyler yaşamak, eskinin-eskişmeyecek olanın kyumetini bilmemizde çok yardımcı oluyor..

    YanıtlaSil
  2. @Büyükgüzel; hayat herkese öyle güzel öğretiyor ki; Bir daha unutmamacasına öğreniyorsunuz.
    Sabırsızlıgın bedelini de sabretmeyi de...

    YanıtlaSil
  3. s.a
    zorluğu yaksada içimizi
    hepimiz hayat sınavındayız Alnının akıyla çıkman dileğimle...
    SELAMETLE...

    YanıtlaSil
  4. bu arada bu şablon öncekine göre daha iyi olmuş diğeri sorun veriyordu sürekli
    Her konuda Allah yardımcın olsun...

    YanıtlaSil
  5. Haklısın Mersav, yorumlar için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  6. YANILSAMA
    hiç görmediğim gökler vahşi yeşil
    ağır şehirler oturmuş altına
    içinden sular geçiyor erimiş cam
    parıltıdan göz gözü görmez olmuş
    bu kız sevdiğim o kız değil
    bir başka yüz takmışlar suratına
    kendisiyle kavgalı sabah akşam
    kirpikleri maviymiş dudakları mormuş
    insanlarla yanılmış eski sahil
    şarkılar asılı günün her saatıne
    hangi rastladığıma kimi sorsam
    kimin kim olduğunu bilmiyormuş
    denizin üstü yıldız çil çil çil
    dağların arkasında saklı fırtına
    KÖTÜ BİR RÜYAdaymışız tamam
    ne yapsan bir sona ermiyormuş

    demiş Atilla İlhan


    ...........0o0...............

    fikirlerim nacizanedir ;

    insan o kadar seviyor ki bazen tanımadan etmeden belki adına aşk deniliyor belki dost.. sen ne dersen de sabırsızsa sabretmeyi öğret. insanoğlu hata eder de sen affetmeyi öğren.. yanılgılarımız doğruları öğrendikçe aza iner.. sen doğrulara inandır.. kaçmak kolay mı doktor acıdan? sen yaralarımı sarmazsan ben nasıl iyileşirim?

    YanıtlaSil
  7. Ne güzel özetlemişsiniz içinde bulunduğumuz ama çoğunun da farkında olmadığı o karmaşayı, hengâmeyi...

    Kısa bir süre önce sempatiden de öte dostluk bağları kurduğum kişilerden şu an nefret bile edemeyecek durumdayım. Dediğiniz gibi ANLIK...

    Ama o "an"lar da öyle bir gerekli oluyor ki bazen, insan neyin ne olduğunu o tek anda anlayabiliyor.

    YanıtlaSil
  8. @Neslee; beni anlıyorsunuz işte bu empati :)
    Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil

Copyright © atasagun | Powered by Blogger
Design by Duan Zhiyan | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com