Temmuz ayında mezuniyeti,
Ağustos ayında göreve başlamayı,
Eylül Ayında Tus sınavını,
Ve her fırsatta dostum, arkadaşım, canım diye geçinenlerin yeni yalanlarını, sahteliklerini, kahpeliklerini...
Bekliyorum!..
ve her kuyuya taş atan bLog...
Temmuz ayında mezuniyeti,
Ağustos ayında göreve başlamayı,
Eylül Ayında Tus sınavını,
Ve her fırsatta dostum, arkadaşım, canım diye geçinenlerin yeni yalanlarını, sahteliklerini, kahpeliklerini...
Bekliyorum!..
Biz bu zulmetler içinden çıkarız bir gün olur;
Şarka garba yıldırımlar çakarız bir gün olur.
Kara bulutlar içinden parlayıp şimşek atar,
Gök gürler, dolular yağar; bakarız bir gün olur.
Kafkas, Buhara, Kırım'dan çevrilen hisarları,
Vurur millî külünk ile yıkarız bir gün olur.
Türkistan'ın güneşinden alırız bir kıvılcım;
Cehennem olur cihanı yakarız bir gün olur.
Anadol'dan Hindistan'a geçeriz Temür gibi,
Himalaya dağlarını çalkarız bir gün olur.
Dağıstan, Kırım, Kazan'ı; İran, Turan, Kaşgar'ı,
İttihadın zinciriyle sıkarız bir gün olur.
Bizi boğmak için yurda akan acı selleri,
Dinimizin kuvvetiyle tıkarız bir gün olur.
Türk doğarız, Türk gezeriz, Türk yaşarız dünyada;
Devrilen Moskof elinden çıkarız bir gün olur.
Der Zülâlî, Volga, Tuna, Ceyhun, Araslar gibi
Tuğyan eder deryalara akarız bir gün olur.
1904-Şeki

Bu yazıda blog ya da sitemize iletişim modülü ekleyerek sitemizi ziyaret eden kullanıcıların bizimle site üzerinden iletişim kurabilmesini sağlayacağız. Kişilerin bıraktıkları mesajlar anında ayarladığınız messenger ya da e-postaya gidiyor. Kurulumu ve kullanımı oldukça basit. Başlıyoruz:
# ÖnceliklePlugoo sitesine giriyoruz, üye oluyoruz. Üye olmaya başlarken bize hangi yolla iletişim kurmak istiyorsak (Msn Messenger, Yahoo Messenger, Jabber, Google talk gibi) sayfadan o programın simgesine tıklıyoruz.
# Diyelim ki "Msn Messenger" kullanmayı seçtik hemen aynı sayfada e-posta adresi isteyen bir menü çıkacak. Burada kullanacağımız e-posta ve msn adresimizi yazıyoruz. Daha sonra şifre belirliyoruz ve tamamlıyoruz.
# Belirttiğimiz e-posta hesabımıza aktivasyon iletisi geliyor.Gelen iletiden hesabımızı aktive ettikten sonra kullanacağımız modülü ve renkleri düzenleme sayfasına geliyoruz.
# Çevrimiçi, meşgul ve çevrimdışı mesajlarınızı istediğiniz gibi ayarlayabiliyorsunuz.
Burayı da kendinize göre düzenledikten sonra alt tarafta "save" düğmesine tıklayarak kaydediyoruz. HTML yazan yerde kodu alıp sitemizde istediğimiz yere ekliyoruz. İşte sonuç:
Umarım işinize yarar.
Dokümanı bizzat kendi ellerimle hazırladım, afiyet olsun. :)
Araştırmalar sigara içenlerin yüzde 90'ının sigarayı bırakmak istediklerini fakat bunu başaramadıklarını göstermektedir. Çoğu tiryaki aksini söylese de sigarayı bırakmak mümkündür.
Uyandıktan hemen sonra sigara içenlerin, hastayken sigara içenlerin, sigaradan uzak duramayanların, sabahları daha fazla sigara içenlerin ciddi derecede bağımlılığı vardır ve bu kişiler sigarayı bırakmakta zorlanırlar. Sigarayı bırakanların yüzde 70'i ilk ayda tekrar kullanmaya başlarlar.
Sigarayı bırakmış olanların dörtte birinden azı, ilk girişiminde bunu başarmıştır. Sigarayı kalıcı olarak bırakanların çoğu bunu başarmadan önce 3-4 kez bırakmayı deneyip yeniden başlamışlardır. Güzel haber şu ki, sigarayı bırakmaya çalışıp bırakamamak her şeyin sonu değildir. Neden başarısız kalındığından ders alarak bunu başarıncaya kadar tekrar tekrar gayret etmek gerekir. Araştırmaların verdiği başka iyi bir haberde de, Amerika'da sigara içen kişilerin yaklaşık %45'inin sonunda sigarayı bırakabilmesidir.Sigarayı bırakmak için 20 öneri
1- Kendinize inanın ve güvenin. Sigarayı bırakabileceğinize inanın. Hayatınızda daha önce başardığınız zor işleri düşünün. Sigarayı da bırakabileceğiniz düşünün.
2- Sigarayı bırakma sebeplerinizi ve bırakmakla kazanacaklarınızı yazın: Örnek: Daha uzun yaşamak, kendinizi daha iyi hissetmek, para biriktirmek, daha iyi kokmak... Sigara içen herkes bunun zararlarını bilir ve bırakmak ister, siz bunu yazılı hale getirin ve her gün okuyun.
3- Ailenizden ve arkadaşlarınızdan sigarayı bırakma kararınızı desteklemelerini isteyin. Size yardımcı olmalarını; ama kesinlikle sizi suçlamamaları gerektiğini söyleyin. Sigarayı bıraktığınız ilk günlerde zorlanacağınızı ve size anlayış göstermelerini rica edin.
4- Sigarayı bırakmak için bir gün belirleyin. Bugünün yeni hayatınız için bir başlangıç olduğunu düşünün.
5- Sigarayı bırakmak için bir doktora danışabilirsiniz ve onun yardım ve önerilerini alabilirisiniz.
6- Kendinize bir egzersiz programı belirleyin. Spor yaparken sigara içmek aklına gelmeyecektir, üstelik sigara verimli egzersiz yapmanızı engelleyecektir. Spor yapmak stresinizi azaltacak ve sigaranın vücudunuz yıllarca yaptığı zararı tamir etmesine yardımcı olacaktır. Haftada 3-4 kere, 30-40 dakika spor yapın.
7- Her gün 3-5 dakika nefes egzersizi yapın. Gözlerinizi kapatın. Burnunuzdan derin nefes alın, nefesinizi birkaç saniye tutun ve çok yavaş bir şekilde ağzınızdan verin. Nefes egzersizi sırasında daha temiz ve daha rahat nefes aldığınızı göreceksiniz.
8- Birisi size sigara ikram ederse reddedin, kullanmıyorum deyin. Bu sizin kendinize olan güveninizi artıracaktır.
9- Pek çok sigara tiryakisi, sigarayı yavaş yavaş bırakamayacağını; ancak bir seferde bırakabileceğini düşünür. Hangi metodun size daha uygun olduğuna siz karar verin.
10- Pek çok sigara tiryakisi, sigarayı yavaş yavaş ırakamayacağını; ancak bir seferde bırakabileceğini düşünür. Hangi metodun size daha uygun olduğuna siz karar verin.
11- Sigarayı bırakmayı isteyen bir arkadaşınız daha varsa bunu yapmak daha kolay olacaktır. Birbirinizi teşvik edici konuşmalar yapın.
12- Dişlerinizi temizletin ve her zaman temiz tutun.
13- Sigarayı bıraktıktan sonra kendinize bir ödül verin.
14- Çok fazla su için. Su her anlamda vücudunuz için faydalıdır. Pek çok kişi yeterince su içmez. Vücudunuzdan nikotinin ve diğer zararlı kimyasal maddelerin atılmasına yardımcı olacaktır. Sigaranın verdiği zararları düzeltecektir. Ayrıca, yemek yeme isteğinizi de azaltacaktır.
15- Sigarayı en çok ne zaman istediğinizi düşünün; canınız sıkkın olduğunda, yemekten sonra, işten eve gelince mi? Sigara içmek yerine hoşunuza giden bir şey yapın.
16- Elinizdeki ve ağzınızdaki boşluk hissini gidermek için bir şey bulun. Örneğin, su için, sakız çiğneyin, leblebi yiyin.
17- Sigarayı bırakma konusunda düşüncelerinizi yazın. Bunu her gün okuyun.
18- Yanınızda sizin için çok önemli birisinin resmini taşıyın, bir kâğıda ‘sigarayı bırakacağıma söz veriyorum’ diye yazın, canınız her sigara istediğinde bu resme ve nota bakın.
19- Canınız sigara istediğinde, bir sigara yakmak yerine hislerinizi bir günlüğe yazın. Bu günlüğü her zaman yanınızda taşıyın.
20- Bu listeyi okuduktan sonra, önerileri kendinize uyarlayın ve sigarayı bırakmak için kendi planınızı yapın.


Sigara şu sıralar hayatımda en sinir olduğum şeylerin başında geliyor. Kendisi, kokusu, zararları vs. derken bir sürü sebebim de var :) Sevmiyorum işte sigarayı! İçenler de bir zahmet benden uzak dursunlar...
Sayın Sigara Tiryakisi,
Belki şu anda sigaranızla mutlu olup, sigara içme hakkınız kısıtlandığı için öfkelenmektesiniz. Sigaranın zararlarını bildiğinizi düşünmenize rağmen sigaraya devam ediyorsunuz. Belki de şöyle düşünüyorsunuz ;
NEDEN SİGARA İÇMEYE DEVAM EDİYORSUNUZ ?
Fiziksel Bağımlılık : Sigaradaki nikotin, alkol, kokain ve eroinden daha fazla bağımlılık yapan bir maddedir. Her soluktan 7 saniye sonra nikotin beyninize ulaşıp " iyi hissetmenizi" ve daha fazla "nikotin istemenizi" sağlıyor.
Fiziksel Alışkanlık : Sigaradan çekilen her nefes el ve ağız alışkanlığınızı kuvvetlendiriyor. Eğer günde 1 paket sigara içiyorsanız ve her sigaradan 10 nefes çekiyorsanız, günde 200 kez, yılda 73 000 kez bunu tekrarlıyorsunuz ve gittikçe güçlenen bir alışkanlık ortaya çıkıyor.
Duygusal Destek : Sigara tiryakileri sigarayı kötü zamanlarında destek olan, iyi zamanlarında neşelerini artıran bir arkadaş olarak görürler.
Kimlik : Bir çok sigara tiryakisi sigarayla kendini özdeşleştirmiştir.
Sosyal Alışkanlık : Eğer kahvenizin yanında veya kahvede, barda sigara içiyorsanız, belli sosyal durumlarda sigara içmeye kendinizi alıştırmışsınız demektir.
Sigara Endüstrisi : Sigara üreticisi firmalar, sigara, ile soğukkanlılık, kararlılık, incelik, güç ve öfkenin kontrol altına alınması arasında ilişki olduğuna insanları inandırmak için milyonlarca dolarlık reklam yapmakta, filmlerde önemli karakterlerin kendi sigaralarını içmeleri için yüz binlerce dolar ödemektedirler. " Amerika gibi ülkelerde sigara içmek iyice kontrol altına alındığından, sigaralarını gelişmekte olan ülkelerde pazarlamakta ve insanların genç yaşta sigaraya başlayıp, devam etmeleri için her yolu denemektedirler. " Sigaraya alıştırdıkları kişinin bütçesinden her ay düzenli bir bölüme el koymaktadırlar.
Lütfen gizli ve açık sigara reklamlarına inanmayın !Kendinize güvenin, sigarayı bırakabilirsiniz.
Stresle başa çıkmakta zorlanıyorsanız ailenizden, arkadaşlarınızdan, doktorunuzdan yardım isteyin.
Hastalıklı bir yaşam ve erken ölmek istemiyorsanız sigarayı bırakmayı başaracaksınız !
Konuya dair bilgiler İstanbul Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tülin Çağatay tarafından hazırlanmıştır ve karikatürler Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta'ya aittir.
Kaynak da Şurasıdır.
Pagerank Türkçede tam karşılığı olmayan bir Google terimidir, genelde internet kullanıcıları ve site tasarımcıları tarafından “Link Popülerliği Puanı” olarak algılanır ama kullanılan terim PageRank'dır.
PageRank Google'ın site sıralamasında kullandığı algoritmanın sonucu sitenize verdiği değeri gösteren bir basitleştirilmiş değerdir.
Google kendisi her ne kadar güncel veriler ile çalışsa da her aramada bu verileri kullanmasın sorun yaratacağı için bu basitleştirilmiş değeri geliştirip bunu kullanmaya başlamıştır.
Arama Motorunu programlayanlar eğer bir site dışarıdan çok link (ilişim) alıyorsa bu sitenin içeriği iyidir düşüncesi ile kodları yazdıklarından arama siteleri de genelde bu düşünceye göre siteleri sıralarlar. Google da aynı düşunce ile kodlanmış bir arama motorudur.
Google açısından PageRank da burada devreye girer, çünkü bir siteye verilen linklerin analizinden sonra o site için oluşturulmuş bir değerdir bu. Ancak sadece link almak yeteli değildir, nasıl link aldığınız da önemlidir, yani tabiî ki bu linklerin içeriğinde bulunan anahtar kelimelerin de büyük bir anlamı vardır. Mesela [ Gazete Linkleri ] ile link verirseniz siteniz [ Gazete Linkleri ] sıralamasında üstte yer alır, ancak [ Gazeteler ] diye ilişim verirseniz linkiniz de buna karşılık [ Gazeteler ] anahtar kelimesinde yer alır.
Sonra site içeriğinde bulunan ve linklerde kullanılmış anahtar kelimeler ile bu PageRank verisi birleştirilerek sitenizin Google aramalarınsa sırası belirlenir.
Şimdi hemen aklınıza bir sürü siteye linkinizi yerleştirmek bedava alanlara bir sürü link sayfası koymak gelebilir. Google arama motorunu kod yazıcıları bunları önceden düşünmüşlerdir. Belli bir PageRank değerine ulaşmayan sitelerden aldığınız linkler sitenizin PageRank değerini artırmaz. Yani link aldığınız sitenin PageRank değeri ne kadar yüksek ise sizin sitenize de o kadar etki yapar. PageRank 3 ve altındaki sitelerden aldığınız linkler fazla işe yaramaz.
Mesela 10.000 tane pr0 yada pr1 siteden ilişim almaktansa 1 tane pr4 siteden link almak daha iyidir.
Yada 10 tane pr4 siteden link almaktansa bir tane pr5 siteden link almak daha iyidir. 50 tane pr4 siteden link almaktansa bir tane pr6 siteden link almak daha iyidir.
Yani özetle yüksek PR sahibi sitelerden link almak daha iyidir.
Bu durumda bunun ticaretini yapan siteler de türemiştir tabiî ki. Bunların PR değerlerine kanarak hemen reklâm vermeyiniz!
Çünkü Google bunu da önceden düşünmüş ve "Natural Linkling" ile "Unnatural Linking" diye linkleri de ikiye ayırmıştır.
Yani siz ne kadar para verseniz verin eğer reklam verdiğiniz site sahibi sizin linkinizi düzgün yerleştirmez ise, rengarenk tablolar içerisinde ve bir köşede yerleştirirse (Örneğin iyinet.com reklam alanı), yani işte bunlar da linktir diye sıralar ise, bu linkler bir metin içerisinde bulunan linklerden daha az etki yapacaktır.
Ayrıca verilen linklerin sayfa düzenine oturması gerekir, çünkü Google üstelik sayfa içerisinde bulunan taglar ile de ilgilenir ve bu sayede bu linkler "unnatural" ( yani doğal değil, paralı veya istek üzerine) diye karar verebilir bu yazı içerisinde kullandığımız [ Gazeteler ] linkini bu şekilde örnek alabilirsiniz. Bu linkin etkisi Google sıralamasında daha etkili olacaktır. Veya yanda bulunan PageRank içerikli ilişimler (linkler) de bu yazıda bulunan konu ile ilgili olduğundan yine öylesine bir sayfada listelenmiş ve konu ile alakasız olanlardan daha etkili olacaktır.
Bunun için iki yöntem var;
Birincisi klavyemizdeki rakamların olduğu yerin hemen yanında “print screen” ( bazı klavyelerde “prnt scr” şeklinde de olabiliyor.) tuşuyla görüntüyü almak.
İstediğimiz sayfa açıkken bir kere Print Screen tuşuna basıyoruz ve ardından Paint programını açıyoruz ve CTRL tuşuyla birlikte V tuşuna basarak görüntüyü Painte yapıştırıyoruz. (CTRL+V)
Eğer doğru yapmışsanız görüntü painte bir resim olarak geçmiş olacak. Paint programında yukarıda "dosya" yazan yerden "farklı kaydet" diyoruz ve acılan menüde resme bir isim verdikten sonra bir alt kısımda dosya türünü jpg ya da gif olarak kaydediyoruz. (BMP olarak ta kaydedebilirsiniz ancak o zaman boyutu biraz daha büyür)
İkinci yönteme gelince.

Ekranın görüntüsünü alma işini bazı programlarla da yapabiliriz. Bunun için birçok farklı program var. Ben “Quick Screen Capture” programını kullanıyorum. Gayet kullanışlı ve kolay bir yazılım.
Programı indirmek için BURAYA TIKLAYIN (Tamamen kendim yükledim, virüs kontrolünden geçirdim ama siz yine de kontrol edebilirsiniz.)
Programın boyutu 1,1 Mb, yani fazla bir yer kaplamıyor. Programı kurduktan sonra çalışır durumda iken bilgisayarımızın saatinin yanında minik turuncu bir simge görünüyor. Buradan aktif olduğunu anlayabilirsiniz.
![]()
Resmini çekeceğimiz sayfa açık ve programımız aktif durumda iken yapacağımız tek şey F11 tuşuna basmak (ayarlardan -hotkey yazan kısımdan bunu değiştirebilir istediğiniz tuşa getirebilirsiniz), bunu yaptığımızda Mouse’un hemen arkasında bir belirteç çıkıyor ve çekeceğimiz resmin sınırlarını belirliyoruz. Mouse’u bıraktığımızda deklanşör sesine benzer bir ses çıkıyor ve resmi çekmiş oluyor. Ve hemen ardından size resmi ne adla, nereye kaydedeceğinizi belirten menü çıkıyor onu da paintteki gibi jpg ya da gif yaparsınız artık.

GOM Player, ücretsiz olmasına rağmen harika özelliklere sahip bir çoklu ortam oynatıcısı. Bir çoklu ortam oynatıcısında aradığınız hemen her özellik GOM Player'da var. Ayrıca her özelliğini ayrıntılı bir şekilde kendinize göre ayarlayabiliyorsunuz.
Skin (Tema) desteğine de sahip olan yazılım, sistem kaynaklarınızı sömürmüyor. Gömülü codec sistemi sayesinde AVI, MPEG, DivX, XviD, AC3, OGG, MP4 gibi popüler dosya formatlarını doğrudan oynatabiliyor. Yani ekstra codec paketleri kurmanıza gerek kalmıyor. Program ayrıca patentli teknolojisi sayesinde bozuk olan veya o an indirmekte olduğunuz ve henüz tamamlanmamış olan AVI dosyalarını oynatabiliyor.
Programın Genel Özellikleri:
- GOM Player, sorunsuz bir alt yazı desteği sunuyor. Senkronizasyon konusunda ise çok başarılı. İçerisinde alt yazıları düzenleyebileceğiniz, yeniden senkronize edebileceğiniz ayrı bir bölümü var. Böylece ek bir alt yazı editörü kurmanıza gerek bırakmıyor.
- Eğer yüksek çözünürlüklü bir film, bilgisayarınızı çok zorluyorsa, filmin kalitesini GOM Player ile gerçek zamanda düşürerek akıcı bir görüntü elde edebiliyorsunuz. Yine gerçek zamanda video üzerine efektler uygulayabiliyorsunuz. Bunun yanında istediğiniz an filmdeki bir sahneyi resim olarak kayıt edebiliyorsunuz.
- Ses konusunda da oldukça esnek davranan GOM Player, ekolayzır desteği sunuyor. Sesi az çıkan filmlerin, seslerinin normal düzeye çıkarılmasını sağlayabiliyorsunuz. Daha kaliteli ses alabilmek için Winamp'ın eklentilerini kullanabilir, gerçek zamanda ses üzerine efektler de verebilirsiniz.
Yeni! Güncellenmeye devam eden ve her gün geliştirilen GOM Player, Quick Play Mode (Hızlı Oynatma Modu) olarak adlandırılan yeni özelliği ile DXVA donanım hızlandırmasını aktif hale getiriyor ve high definition (HD) video dosyalarının kusursuz oynatımı konusunda sizlere yardımcı oluyor.
Gom Playerı indirmek için buraya tıklayın. #Alternatif adres
GOM Playerı Türkçe hale getirmek istiyorsanız buraya tıklayarak gereken dosyayı indirebilirsiniz.
GOM Player'ınıza arayüz (ingilizcesiyle "skin") indirmek istiyorsanız bu adresi kullanabilirsiniz.
(Şuanki Sürüm: 2.1.9.3754)
Not: Programa ait bilgiler tamindir sitesinden alınmıştır.
İletmezsen ölümü gör :)))))
Bu zamana kadar bana zincir e-posta gönderen tüm dost ve arkadaşlarıma teşekkürü bir borç bilirim;
Sayelerinde tuvalet temizlemekte kullanıldığı öğrendiğim kolayı içemez oldum.
Aids virüsü taşıyan iğnelerkıçıma batar korkusuyla sinemaya gidemez oldum.
Deodorantlar kanser yapıyor diye sayelerinde artık bir domuz gibi kokmaya başladım.
Telefon hattımı kullanıp bana borç takarlar korkusuyla telefonlara da cevap vermiyorum.
İçinden fare ya da fare zehiri çıkar diye hiçbir kutu içeceği içmiyorum.
Çok sevdiğim içkime ilaç koyup beni uyuturlar, organlarımı çalarlar ve buz dolu bir küvetin içinde
uyanırım diye bana yaklaşanları da tersliyorum.
Neyim var neyim yoksa satıp hastanede yatan ve büyük ihtimalle ölmek üzere olan çocuklara yatırmayı düşünüyorum.
Maillistesine katılırsam alacağım söylenen para, bilgisayar, cep telefonuya da gezileri beklemekten de evden dışarı çıkamaz oldum.
Tuz Gölü'ne Konya'nın katkılarından dolayı yemeklerim tuzsuz tatsız.
Msn paralı olacak; Adam yeşerecek mi, sararacak mı beklemekten de gına geldi.(BU HALA GELIYOR)
Excel hala ne zaman emekli olacağımızı da bildirmedi.
Bir maili forward etmedim, başıma ne belalar gelecek diye korkuyla beklemekten ruh sağlığımı da
kaybettim.
Multipl skleroz olunuyormuş diye diyet ürünleri düşmanıma bile tavsiye etmiyorum.
Yerli malı kullanacağım derken marketlerde barkodu 869 ile başlayan ürünleri aramaktan da gözlerimin
biraz daha bozulduğunu farkettim.
Sevgili dost ve arkadaşlarımdan gelen;
'lütfenokuyunuz', 'çok önemli', 'aman virüse dikkat', 'bilmem kim paradağıtıyor', 'en az beş kişiye yolla', 'inanmadım ama doğruymuş','kişiliğini test et', 'tıkla para yolla, tıkla yardım et', 'bilmemkimseni gözetliyor', 'bilmem kime mail at, haddini bildir', 'onu yeme bunuye' şeklinde başlayan kerameti kendinden menkul, nev'i şahsına münhasırbu mailler sayesinde hep beraber 'kafayı çizme'ye ne kadar yakınolduğumuzu da müşahade etmiş oldum.
ŞİMDİ: Eğer bu maili 60 saniye içinde 1200 kişiyegöndermezsen; Bilesin ki bir kuş sabah akşam kafana sıçacak ve hayatı sana dar edecektir.
Bir Dost...





Dünyanın en çok kullanılan dosya paylaşım sitesi olan Rapidshare'de dosya indirirken geri sayım sonrasında sorulan kod her geçen gün daha da zorlaşıyor. Yurdumun güzel insanları bu işin geleceğini iyi görmüş olacak ki süper bir espri hazırlamışlar. Espri diyorum ama gayet yerinde bir öngörü olmuş bence... Yakında aynen böyle rapidshare sayfaları görürseniz şaşırmayın...
iFilm, Blip.Tv, timsah, uzmantv, stage6.divx.com, soapbox.msn, revver, brightcove, myheavy, uncut.aol, myspace, kewego, vidilife, ning, eyespot, youare.tv, break, eefoof, mynumo, vodpod, sumo.tv
Aşağıdakiler de Türkçe olan çeşitli video siteleri;
İşte cep telefonunuzdan yapacağınız çok basit işlem.
Artık cep telefonlarından yapılabilen yönlendirmeyle gizli numara çağrıları engellenebiliyor.
1 Ocak 2008 tarihi itibariyle GSM operatörleri üzerinden gizli numarayla arama dönemi sona erdi. Ancak, GSM abonelerinin bu konudaki şikayetleri bitmedi. Çünkü, yine gizli numarayla arama yapılabiliyor. Günümüzde numara gizlenerek yapılan aramalar hoş karşılanmıyor. Ayrıca, gizli numara yöntemiyle kişiler rahatsız edilebiliyor. İşte bu sorundan kurtulmak çok basit bir işlemle mümkün olabiliyor. Ancak, cep telefonlarından yapılabilen basit bir işlemle gizli numaralar deşifre edilebiliyor.
Hangi GSM numarasını kullanıyor olursanız olun telefonunuzla *253# tuşlarına basıp arama yapın. Bağlı olduğunuz GSM operatörü size sesli cevap vererek gizli numaradan aranamayacağınızı bildirecek. Böylece, gizli numarayla sizi aramak isteyenler engellenmiş olacak. Yapılan bu işlemden sonra numarasını gizleyerek sizi arayan abonelere bağlı oldukları GSM operatöründen (Numaranızı gizlediğiniz için arama yapamıyorsunuz) mesajı iletilecek. İlgili abone gizleme işlemini iptal etmediği sürece de sizi arayamayacak.
(İHA)
Başını örtenler:
Eğer inanmadan örtünüyorsanız, başörtüsünü çıkarınız.
Eğer siyasi simge olarak örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer mahalle baskısı ile örtüyorsanız çıkarınız.
Eğer babanızın baskısı ile örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer kocanızın baskısı ile örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer ağabeyinizin baskısı ile örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer yaşadığınız ortamda prim yaptığı için örtüyorsanız, başörtünüzü çıkarınız.
Eğer gelenek olduğu için örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer sizi güzelleştirdiği için başınızı örtüyorsanız, çıkarınız.
Eğer Allah için örtüyorsanız, sizi tebrik ederiz.
Eğer inandığınız için örtüyorsanız, sizi tebrik ederiz.
Eğer dini gereklilik için örtüyorsanız, sizi tebrik ederiz devam ediniz. Ancak artık özgür olmadığınızı unutmayın. Başörtüsü ile sakız çiğneyerek dolaşamazsınız. Karşı cinsle sarmaş dolaş olamazsınız. Artık temsil ettiğiniz bazı değerlerin var olduğunu unutmayınız.
Eğer inandığınız için örtünüyorsanız içini doldurunuz. Dürüstlüğünüz, çalışkanlığınız, hoşgörünüzle örnek olurken; ahlakî anlayışınız, oturup kalkışınızda da daha dikkatli olmalısınız.
Çünkü başörtüsü sizin için hem bir hak hem bir değerdir.
Haktır; çünkü sonradan çıkarılmış bir kavram değildir. 1400 yıllık bir geçmişi vardır. O halde örtündüğünüz gibi yaşayın. Yaşadığınız gibi örtünün.
Karşı çıkanlar:
Başörtüsüne size ölümü hatırlattığı için karşıysanız, vazgeçiniz. Ölüm vardır ve gerçektir.
Başörtüsüne din karşıtlığınız sebebiyle muhalifseniz, vazgeçiniz. Dinin teselli etme ve hayata anlam katma gücünü yok edemezsiniz.
Başörtüsüne korktuğunuz için karşıysanız, korkunuzu analiz ediniz.
Korkunuz dini bir veriden kaynaklanıyorsa, o veriyi tartışınız.
Korkunuz dinin yanlış yorumlarından kaynaklanıyorsa, doğru yorum bulmak ya da oluşturmak için mücadele ediniz.
Korkunuz küçük kentler ve Anadolu’daki mahalle baskısı ile insanlarla diyologa giriniz. Birlikte yaşama bilincini oluşturmak gibi bir misyon üstleniniz. Yasağı yasakla gidermek çözüm olamaz.
Korkunuz İran gibi olmaktan kaynaklanıyorsa, başörtüsüne karşı çıkmak yerine radikalliğe karşı çıkınız.
Korkunuz Atatürkçülüğün tehlikede olmasından kaynaklanıyorsa hangi Atatürk’ü savunduğunuzu sorgulayınız.
Korkunuz Cumhuriyetin tehlikede olmasından kaynaklanıyorsa “Tek Parti Cumhuriyeti”ni mi, “Çok Partili Cumhuriyeti” mi savunduğunuzu sorgulayınız.
Korkunuzun sebebi özgürlüklerin kaybolması ise, ise herkese özgür yaşayacağı ortam sağlayacak çözümler üretiniz.
Korkunuz laikliğin tehlikede olmasından ileri geliyorsa, laiklikle din karşıtlığını karıştırıp karıştırmadığınızı sorgulayınız.
Korkunuz sahip olduklarınızı yitirmekse, elde ettiğiniz varlıklara “düşünceye karşı düşünce” yöntemiyle mi mücadele ediyorsunuz, bunu sorgulayınız.
Başörtülü birini gördüğünüzde size ‘dinsiz’ denildiğini hissediyorsanız, vazgeçiniz. Çünkü bu sizin algınız olabilir. Niyet okuyarak hükme varmak, insanı realite körlüğüne götürür.
Başörtülü bir kadını gördüğünüzde, ‘dinde böyle bir uygulama yok’ diye düşünüyorsanız, bırakınız onu konunun uzmanları söylesin. Bilimsel cahillik yapmayınız.
Başörtüsünü ‘gericilik’ olarak değerlendiriyorsanız, asıl gericiliğin öğrenme hakkını engelleme olduğunu görünüz. Gericilikle mücadele cehaletle mücadeledir; dinle mücadele değildir.
Başörtülüleri ‘kendilerini kısıtlayan insanlar’ olarak görüyorsanız, inandığı değerler için zevklerinden vazgeçenlere saygı duyunuz.
Başörtülüler size ‘Usame Bin Ladin’i hatırlatıyorsa, zihin haritanızı değiştiriniz. Radikal din anlayışının, İslam dininin ilk doğuşunda üç halifeyi öldürdüğünü unutmayınız.
Başörtüsünü görünce ‘dinî faşizm’den korkuyorsanız, Hitler’den hareketle ‘bütün Almanlar faşisttir’ deme adaletsizliğini yapmayınız.
Başörtülüler, size ‘tehdit altında olduğunuz’ izlenimini veriyorlarsa, kendinize konuyu kişiselleştirip kişiselleştirmediğinizi sorunuz. Başörtülülerle konuşmayı deneyiniz. Önyargıları, diyaloglar aydınlatır.
Bir insanın başının zorla kapatılmasından yana iseniz, ceberutsunuz. İslam tarihinde selefi, harici radikalizm yorumu bunu öngörmüştür.
Bir insanın başını zorla açtırıyorsanız yine ceberutsunuz. Bu durum, din karşıtlığını dogma haline getirdiğinizin ispatıdır: Kendinizle yüzleşiniz. Belki de ‘Modern Tiran’lığı savunuyorsunuz.
Güç kullanarak kendi dogmalarınızı kabul ettirmek istiyorsanız, siz Ortaçağ’a aitsiniz. Dinî görünümlü ya da modern görünümlü olmanız fark etmez.
Siyasî talebi olmayan bir genç kızın inançlarının gereğine göre yaşamasına karşı çıkıyorsanız, laikliğe de karşı çıkıyorsunuz demektir.
Siyasî talebi olmayan bir ailelerin çocuklarına dinin öngördüğü ahlakî normları öğretmeyi, din dersi vermelerini laikliğe aykırı görüyorsanız; bu davranış bilimsel, çağdaş, ilerleme ve aydınlanmaya uygun değildir. Alternatif üretiniz.
Siyasî talebi olmayan ama dinini yaşamak isteyen doktora, mühendise, subaya karışmayınız. Aydınlanmanın Descartes döneminde takılıp kalmışsınız demektir. Allah’a hesap verme duygusu yaşayan bir subay ya da doktor ülke için şanstır.
Siyasî talebi olmayan ama dinin teselli gücünü, yaşama anlam katma özelliğini ve ölümden sonraki hayatı öngörme fikrini bilimle birleştirenlere karşıysanız, bilimsel gelişmeye ve düşüncenin ilerlemesine de karşısınız demektir.
Başörtüsüne ‘bazı siyasîler sahip çıkıyor’ diye karşıysanız, demokratlığınızı sorgulayınız.
‘Başörtüsü istismar ediliyor’ diye düşünerek muhalefet ediyorsanız, istismar edenle etmeyeni anlamanın en iyi yolunu deneyiniz.
Bu konuyu istismar edeni etmeyenden, önyargılı olanı olmayandan ayıran laboratuar, sosyal alanlardır. Üniversitelerde serbest bırakın. Üç, beş sene gözlemleyin. Eğer kamu düzeni bozulursa ve başı açıkların hakları ellerinden alınırsa, aptallık yapmayın; mücadelenizi verin.
Eğer askerseniz ve sezgileriniz, Türkiye’nin geleceğini tehdit edecek bir tehlikeyi haber veriyorsa; üniversiteler sizin için birer sosyal psikoloji laboratuarı olacak. Böylece siz de deneyecek ve göreceksiniz: Kamu düzeni, provokasyonlara rağmen bozuluyor mu bozulmuyor mu?
İnsan davranışlarının dilini, yalan söylenip söylenmediğini, niyetleri anlamayı ve korkuları yenmeyi gösterecek en iyi yol, deneme sınamadır.
Deneme-sınama yöntemi her zaman risklidir, ancak radikalliği önlemek için bu riski göze almak gerekir.
Adalet, cesaret istediği gibi doğruları bulmakta, risk almayı gerektirir.
Özgürlük ve barış tarihte hiç kolay elde edilmemiştir.
Bazıları başının dışını örtüyor, bazıları içini örtüyor. Bunun için sosyal psikoloji laboratuarı en etkili bilimsel deney ve gözlem yeridir.
Türkiye kendi modernizmini geliştirmek dünyaya model olma şansını yakalayabilir.
Bu konuda da rehberimiz akıl ve bilim olmalıdır.
Bilim inancı taklit etmez ama tehdit de etmez. İnceler, rapor eder ve tarih sahnesine sunar. Özellikle üniversiteler hiçbir fikre kapısını kapamazlar. Analiz ederler, yorumlarlar. Evrensel yaklaşım bu olmalıdır.
İnanç bilimsel kategoridir. Üniversitelerin sosyal psikolojik laboratuvar olması fırsatını kaçırmayalım. Türkiyemiz bu sınavı dünyaya örnek olacak şekilde aşması dileğiyle…
Nevzat Tarhan