Tam da bayramı ufak tefek(!) sorunlarla atlattık diye sevinecek olmuştuk ki önceki gün haberlerden sonra milletimize zehir oldu bayram...
Dile kolay 15 kardeşimiz, askerimiz, Mehmedimiz vatanlarını beklerken gözünü kan bürümüş hainlerin saldırısıyla henüz hayatlarının baharında iken hayatını kaybetti... Vatansız, kendini bilmezlerin saldırısında...
Bunca kana, gözyaşına ve acıya rağmen bir takım zevat hala ve yine haktan, hukuktan bahsedecek, buna demokrasi arayışı, hak arayışı diyecek; Siyasilerimiz ise klişeleşmiş başsağlığı mesajları ile yetinecek. Birkaç gün gündem böyle meşgul olacak... Sonra mı? Analar yanmaya devam edecek, gözyaşı dinmeyecek. Çünkü kimse onlar kadar bu acıyı yaşayamayacak, hissedemeyecek. Şehit anası olmak ne kadar güzel olsa da evlat acısını evladını kaybetmeyen anlayamayacak. Hele de çocuklarını askere göndermeyenler, yurtdışında okutanlar, terörü sadece haberlerde duyanlar asla!
Ateş düştüğü yeri yakıyor!Kime, neye, nasıl kızacağımızı şaşırdık...
Dua etmekten, kendi üzerimize düşeni yapmaktan başka şey gelmiyor elimizden. En azından şimdilik.
Milletimizin başı sağolsun. Şehitlerimizin mekanı cennet ruhu şad olsun. Kardeşi kardeşe düşüren, bayram günü anaları ağlatan, yürekleri yakanlar; Dilerim yaktığınız bu ateş sizleri de yaksın.
Elbet bir gün!..