ve her kuyuya taş atan bLog...

Beğenilenler

Unordered List

Blog Archive

02 Haziran 2009

Malumunuz, bir Gaziantep sevdalısı olarak her fırsatta dilim döndükçe ve aklım yettikçe Gaziantep'i ve güzelliklerini anlatmaya, tanıtmaya çalışıyorum. Bu yazı da şu anda Türkiye'nin en büyük hayvanat bahçesi konumunda olan Gaziantep Hayvanat Bahçesi'nin ve aslında orada çektiğim birkaç fotoğrafın reklamını yapmak derdindeyim :)

Yıllar oldu yapılalı ama bana gitmek çok uzun zaman sonrasına kısmet olmuştu, bu yüzden "Gaziantepli" olarak övünmeme yakıştıramadığım bu durumu ilk fırsatta telafi etmek ve yerli-yabancı herkesin bahsettiği bu güzelliği görebilmek amacıma -abimin nişanlısı sayesinde- ulaştım.

Gaziantep'in meşhur yerlerinden biri olan Burç Ormanları içinde bulunuyor burası ve oldukça da "geniiiiş" ("i" harfini neden böyle uzattığımı gidince, görünce ve gezmekten yorulunca anlayacak, hak vereceksiniz :) )
Gezmeyi çok sevdiğim her fırsatta dile getiriyorum ama bu bahçede gezmekten yorulmak bir yana, her yeri gezebilme işini tek günde yapmak pek de kolay değil. O yüzden ben bile tamamını göremedim hala, "yarım yarım gezmeler" şeklinde tamamladım :)

Çok güzel ve hiç görmediğim hayvanları görme şansı buldum. Aslan'a neden "Ormanlar Kralı" denildiğini ve bu ismi nasıl aldığını o heybeti, o kükremeyi duyunca anladım, hak verdim. Soyadımı bu sayede sevdim :)
Her hayvanda ayrı bir güzellik var. Mevlam ne güzelliklere kadirmiş, bir kere daha gördüm...
Komik olan ve unutmayacağım bir diğer şey de insanların hayvanları yaklaştırabilmek, daha yakın görebilmek adına yaptıkları hareketler ve çıkardıkları seslerdi... Örneğin ayılara kendilerini farkettirmek adına hırlayan, garip sesler çıkaran kocaman adamları gördüğümde, kaplana miyavlayan insanları gördüğümde kendimi tutamadım. Fotoğraf makinemi bırakıp bir kenarda gülme krizi geçirdim... :) Keşke hayvanları değil de o saf yurdum insanlarını da kameraya kaydedebilseydim..

Böyle güzel bir geziye dair anlatmakla bitmez, laf uzadıkça uzar. En iyisi gidip birebir yaşamak ve görmek.
Çektğim fotoğraflardan da bazılarını ekleyerek yazımıza son verelim. Bu arada albümün son resminde o pozu yakalamak için büyük emek verdiğimi ve sabır sergilediğimi resmi görünce anlayacaksınız...

Eğer imkanınız varsa ve hala gitmediyseniz bu güzelliği, doğallığı mutlaka gidin, görün. Ben bu aralar bir kere daha gitmeyi planlıyordum ama kısmet bakalım. Hem eğlenecek hem de çok beğeneceksiniz. Kefili bizzat benim! :)
Şuradan da resmi sitesine ve diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.

4 yorum:

  1. Bana çocukluğumu hatırlattın.Benim babam gezmeyi çok sever ve biz küçükken ablamla beni her haftasonu hayvanat bahçesine götürürdü.

    Bizim bir meşhur Bahadırımız(fil)vardı ki dillere destan yaşı benden bile büyüktü gel gör ki vefat etti :( zürafamız var daha çok çeşitli hayvanlarımız vardı

    Dur komik bişi anlatayım bir de;bir tanıdığımız aynı senin dediğin gibi hayvanlara kendini gösterecem die her yolu deniyordu maymunun karşısına geçip cüzdanından parayı çıkardı sallıyo ne yapmaya çalışıyoduysa artık,maymun ani bir hareketle parayı kaptı adam bu sefer parayı alsın die binbir takla atıyo onun dilinden anlamayan hayvancağıza o paranın büyük bir para olduğunu anlatmaya ve elinden almaya çalışıyodu maymun da bi adamın suratına bakıyo bi paraya.Sonra parayı yırtıp bir de adama dönüp gülmüştü hiç unutmam :D bu hayvanlar bazı insanlardan daha akıllı bence :)

    YanıtlaSil
  2. Darıca Kuş Cenneti aklıma geldi orası da güzel ama ben yabancı ülkelerdeki gibi açık alanda hayvanların kafeslerde kıstırılmadan doğal yaşantıları içerisinde görmeyi arzu ederdim Viyana ya da Afrika ülkelerindeki milli parklar gibi mesela :) Kafesler içerisinde tutulan hayvanlar hala tam gelişememiş, ilkel bir üçüncü dünya ülkesinde yaşadığımızı kanıtlıyor.

    YanıtlaSil
  3. Malum evdeyiz ve takipçisi olduğum bir iki program var.Sabahları Müge Anlı die bir bayanın sunduğu programı izlerim(toplumsal konulara değinir,cinayet varsa katiller matiller bulunuyo o tarz bi program)geçenlerde Gaziantepli bir teyze çıkmıştı programa,kocası yurtdışına çalışmaya gitmiş ve başka kadına kaçmış ve teyzenin maddi durumu çok kötüymüş.O teyzeye yardım toplayıp ona ev aldılar ve Müge Anlı da Gaziantep'e ziyarete gitmiş o teyzenin evi nasıl dayandı döşendi die.Gitmişken memleketinizi de gezmiş ve demin programında gösteriyordu.Hayvanat bahçesini de gösterdi ve aklıma senin bu postun geldi :)aa ben bunları gördüm dedim içimden iyi ki bloglarımız var ha Türkiyenin her yerinden farklı kültürlere sahip pek çok arkadaşımız var bu sayede.Yeni yerler de görmüş oluyoruz bu da ayrı bi güzel :) iyi ki blogcuyuz he

    Bu arada sen koymamışsın ama zürafanızı felan da gördüm adı Şakirmiş galiba :D

    YanıtlaSil
  4. ben beğeniyorum hayvanat bahçesini..hatta 4yıl önce de gitmiştim.tek sorun hala 4 yıl önce ki halinde olması..ufak tefek değişikliklerle de pek ilerleme olmuyor..yine de antep'e bir şeyler kattığı kesin..

    YanıtlaSil

Copyright © atasagun | Powered by Blogger
Design by Duan Zhiyan | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com