ve her kuyuya taş atan bLog...

Beğenilenler

Unordered List

Arşiv

25 Aralık 2009

video

25 Aralık; tarihin yeniden yazılmaya başlandığı bir tarihtir.
Bir milletin şahlanmasına ibret olmanın tarihidir.
Örnek olmanın tarihidir.
Ülkenin en kötü zamanında, her yerden kahpeliklerin estiği bir zamanda kimseden yardım almadan 11 ay aç, susuz ve silahsız bir şekilde gözünü kan ve hırs bürümüş düşmanlara direnmenin tarihidir.
Kendi silahını kendi üreterek, siperi olmayınca göğüslerini siperlere gererek verilen bir mücadelenin tarihidir.
"Teslim bayrağı çekin" diyen gafillere inat ay yıldızlı bayrağı elden düşürmeyenlerin tarihidir.
Kefen Bayraklı Kale'nin tarihidir.
35000 nüfuslu Gaziantep'in 6317 şehit vererek dosta örnek düşmana korku olduğu tarihidir...
Bir yokluk, çaresizlik, ve imkansızlık tarihidir ama aynı zamanda herkese ve her şeye rağmen dirilmenin, var olmanın ve "bu vatan bizim!" diyebilenlerin tarihidir...
"Vurun Antepliler, namus günüdür!" diyenlerin tarihidir.
Bu ülkenin kurumuş damarlarına can veren, uyutulan ve uyuyan ruhları ayağa kaldıran, siz bu neslin evlatlarısınız dedirten tarihtir!...

Ne mutlu Karayılanlar'a, Şahin Beyler'e, Şehit Kamiller'e!..
Ne mutlu onların torunu olabilme şerefine nail olabilenlere!..
Ne mutlu onların emanetini gururla taşıyabilenlere!..
Ruhları şad, mekanları cennet olsun!
Biz her daim namus gününe hazırız, nazırız!
Onların izinde, onların yolunda alnımız ak ve başımız dik, her zaman!..

19 Aralık 2009

18 Mart 2009, sarhoştum;
Çanakkale Kurtuluş Savaşı'nın yıldönümü nedeniyle zafer sarhoşluğu ve Amanda'mla aşk sarhoşluğu...
İlk görüşte aşık olmuştum ona. Onu kazandığım gün benim için ayrı bir zafer oluvermişti, 18 Mart'a denk gelmesi de ayrı bir güzeldi...
Yıllardır kurulan bir hayaldi o ve o gün gerçeğe dönmüştü.



...
Ve 18 Aralık 2009...
Dolu dolu yaşanan ve dokuz ay süren bir aşkın ardından her güzel şey gibi onun da sonu geldi ve Amanda'yla yollarımız ayrıldı...
Arkadaşlarımı ve sevdiklerimi "satmak" gibi bir huyum olmasa da Amanda'yı bugün sattım.
Onu benim kadar sevecek ve kıymet verecek birine verdiğimi umuyorum. Kahrımı çektiği, derdime ortak olduğu için de ona teşekkür ediyorum.
Unutmak tükenmektir!..
Güle güle Amanda!

17 Aralık 2009

15 gündür bloga yaz(a)mamak demek ne demektir biliyor musunuz?;

-10 günde 4 nöbet tutmak demek; neredeyse hastanede yatıp kalkmak ve gözünü yine hastanede açmak demektir.

-Türkiye'de araç kullanmak demek; "her an Azrail'le yoldaş olmak, onu ensende hissetmek" demektir ki gece karanlığında yola koşan nesnelerin genelde hayvan olması beklenirken bizim memlekette iki ayaklı olmaları daha bir şanstır... Bunu da 3 günde zar-zor atlatılan iki kazayla daha iyi anlarsınız. Şansa yaşadığımızı ve yaşandığını bir kere daha bilirsiniz.

-Türkiye'de memur olmak demek; "birkaç siyasi tanıdığı olan her itin size diklenebileceği, baskı yapmaya kalkabileceği ve sizi sindirmeye çalışabileceği" demektir. "Amir" geçinenlerin aslında "politik bir emirerinden başka bir şey olmadığını bir kere daha anlamak" demektir...

-Acilde doktor olmak demek; Siz kalp kriziyle uğraşırken parmağına pansuman yaptırmak isteyen, kültürlü geçinen bir sosyete kırmasıyla öncelik tartışmasına mecbur kalmak demektir. İtiraz ettiğinizde yine politik baskılarla moralinizin ... demektir... Şeker koması varken "iğnemi yapın, acelem var" diyen bir başka kırmanın da "fiziksel saldırısına maruz kalmak" demektir...

-İnsanlara değer vermek demek her an tekmeyi yemeye, saf yerine konmaya hazır olmak demektir..."İyi olanları korumak için de kötü görünmek" demektir...

-Bu rezilliklerle karşılaşmak demek "hedeflere bir kere daha kenetlenmek ve azmetmek, geceyi gündüze katmayı bilmek" demektir...

Böyle bir 15 gün geçirmek demek; "herkese ve her şeye rağmen sen olmaya direnmek, devam etmek neymiş öğrenmek" demektir... Ve yine "şükretmeyi öğrenmek" demektir...

00:18 17.12.2009

02 Aralık 2009

...
bir yerlerim kopuyor,
''sen'' nehrine akıyor.

ihtimal ve muhtemel
ölüyorum gencecik.

kurulmuş bir saatim ben
ve acıyı çalıyorum sürekli.

...
Alıntıdır, aldım, çünkü yazan beni yazdı, benden yazdı. Hiç tanımasa da benden çaldı...
Ruhumdan aldı...

Copyright © atasagun | Powered by Blogger
Design by Duan Zhiyan | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com