ve her kuyuya taş atan bLog...

Beğenilenler

Unordered List

Arşiv

29 Aralık 2012



"Cahilin sesinin alimden çok çıktığı bir dünyada, artık konuşulacak pek de bir şey kalmamış demektir... 
Artık yapılabilecek olan tek şey "insanlık" için üzülmeye başlamaktır."

(Ferhat, 29.12.2012 - 03:30, Silahla basılan bir Acil Servis Nöbeti.)

27 Aralık 2012



"Aşk basit bir perspektif hatasından kaynaklanıyormuş oysa;
Gözünde büyüttüğünü gönlünde de büyütüyormuşsun.
İşte o kadar!"

(İşler Güçler, 25. Bölüm, Rüstem Abi)

24 Aralık 2012

1921'de dört bir yandan düşmanla sarılıyken, açlık, yokluk ve soğukla boğuşup da düşmana teslim olmayışından gelir Gaziantep'in güzelliği.
Ve bereketidir; 6317 şehit kanı ile sulanan toprak.
Can verilir, baş verilir ama baş eğilmez zalim düşmana.
Analar ağlar, evlatlar gömülür kara toprağa;
Yine de vermez memleketini Gazianteplim...


Memleket için can veren, baş veren ve çileyi eğlence gören şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyoruz.
Kutlu sevdanın, kut'lu neferleriyiz.

Not:
İlgili Twitter etiketleri: #25AralıkGaziantepinKurtulusu ve #6317SehitGaziantep

21 Aralık 2012



Bazı günler hayatımızda sıradan bir gün iken, birden bire çok özel ve güzel olabiliyor. Bir şekilde büyük anlamlar yüklü hale gelebiliyor.
(Bunun Mayalarla falan alakası yok, en azından benim nazarımda.)
Yine aynı günler, farklı zamanlarda bambaşka değerlere bürünebiliyor...
Demek ki zaman, böyle cilve yapıyor insanlara...

Dipnot: Zaten Mayalar da tutturamadı işi, "bir umut" diyenlere selam olsun.

20 Aralık 2012



Yazan, yazabilen insan rahatsız insandır. Bu “rahatsızlık”tan kastım bunalım, karamsarlık, kafkaesk tavır vs. değil. Kastım bir dert sahibi olmak, bu derdin dermanını bulduysan insanlara da aktarmak veya dermanı yazarak aramak.
(Simeranya)

18 Aralık 2012

"İcatlar ihtiyaçlardan doğarlar" sözünün doğruluğuna hep inanırım, zira ne zaman bir şeye ihtiyacımız olsa alternatif ya da yeni yollara başvurma hevesi doğuyor içimizde.
Dün gece dökümanlarımı yedeklemek için uğraşırken Google Dökümanlar ve onun devamında Google Drive'ı  kullanmayı denedim ve yine Google'a yakışan bir performansla karşılaştım.


Google hesabı olmanın internet aleminde getirdiği kolaylıklara ek olarak dökümanlar ve drive entegrasyonu beni gerçekten mutlu etti. Google'ın en sevdiğim yönü hızlı, sade ve fonksiyonel olması, kullanıcısını anlamasıydı. Burada da aynı çizgiyi yakalamış, tebrik ediyorum.
Google Drive kısaca bir depolama alanı. İlk bakışta 5 GB bir alan sağlıyor ve birçok dosya türünü destekliyor. Dosyalarınıza senkronizasyon sayesinde internet ortamından, akıllı telefonunuzdan ya da tablet bilgisayarınızdan kolaylıkla ulaşabiliyor, başkalarıyla paylaşabiliyor, yönetebiliyorsunuz.
Benim en hoşuma giden ise döküman oluşturma ve sonrasında gösterdiği kolaylıklar. Yeni bir sunu, çizim, döküman olusturmak gayet kolay ve eğlenceli. Bilgisayardaki belgeleri de yükleyebiliyor, düzenleyebiliyorsunuz. Hatta düzenlenen belgeleri anında pdf formatına, metin belgesine, word belgesine çevirebiliyor, isterseniz tek tek ya da toplu halde bilgisayarınıza ya da telefonunuza indirebiliyorsunuz. Dökümanlarla ilgili detay ve yardım almak için resmi adresine yani şuraya bakabilirsiniz.

Fazla kafa ağrıtmadan Google Drive ve Dökümanlar'ı incelemenizi öneriyorum, benim gibi kullanıcılar için fazlasıyla kullanışlı ve işe yarar ürünler sunuyor. Bilgisayarınızı toparlamak istediğinizde ne demek istediğimi gayet iyi anlayacaksınız :)

15 Aralık 2012

Memleketimin sokaklarına gelivermiş sokak röportajları ve hemşehrilerim kendine has yorumlarıyla kısa da olsa Gaziantep'i anlatmışlar mikrofona.


Videoda da söylediği gibi; 
Bu güzel, canlı ve çalışkan şehrimize herkesi bekliyoruz.
Burada deniz olmayabilir ama bunca güzelliğin arasında denize gerek de yok!



14 Aralık 2012



Daha düne kadar Irak'ta "kimyasal silah var" bahanesiyle ortalıkta destek toplayıp savaş başlatan ve milyonlarca insanın hayatına, bir ülkenin tarihine mal olan, geride kan, gözyaşı ve iç savaşlar bırakan kan emicilerin; Bugün aynı bahaneyle, yine aynı senaryoyla, yandaş topladığı ve ne yazık ki bile bile yutturduğu hedef ülkedir, Suriye.

Esad haklıdır, haksızdır tartışılır ama kumarı sadece oynatanın kazandığı bir düzende olduğumuz su götürmez bir gerçektir.
Bu noktada kumarı kimlerin oynattığı ve de her dönem neyi, nasıl kazandığı aşikardır.

Anaları, çocukları ve hayatları bu kumara alet/kurban etmeyin, ettirmeyin!

07 Aralık 2012




"Bitkisel, bu bitkisel" diyerek reklamı yapılan ya da kulaktan dolma bilgilerle önüne geleni ilaç niyetine kullanan ve bir doktor olarak, "neden bilip bilmeden kullanıyorsun, zararı olabilir" dediğimizde "Ama ilaçlar da bitkilerden yapılıyor" diyerek kendini haklı çıkarmaya ve üste çıkmaya çalışan sevgili vatandaşım;
Bazı bitkilerden zehir de yapıldığını biliyorsun, değil mi?..

30 Kasım 2012

Hep diyoruz ya; "Eğitim ve sağlık siyasete kurban edilmemelidir" diye... İnsanlar bunu menfaatlerimiz ve kendi egolarımız için yaptığımızı söyleyerek bizi suçluyorlar ama birincisi öğretmen olmadığım halde eğitim sistemini savunmam sadece memleketim ve geleceğimiz içindir. Sağlık boyutu ise milletini seven biri olarak halkın kaybedeceğini düşündüğüm içindir.
Siyasiler her dönem oy kazanmak için bu iki kurumu ele alırlar ama hiçbir dönem bu kadar ileri gidip bu kadar değersizleştirilmedi. İnsanlar öğretmenlere, doktorlara, sağlık personeline düşman hale geldi. Aslı astarı olmayan vaatler, hiçbir gerçekliği olmayan maaş tartışmaları üzerinden yapılan kışkırtmalar, toplumu birbirine düşürmeler derken geldiğimiz noktada 20-30 sene emek verip öğretmen, doktor olan gencecik insanlar göz yummadan öldürülebiliyor ve halkımız buna üzüleceği yerde seviniyor, "oh iyi olmuş, haketmiş" diyebiliyorlar... Kendilerinin olduğu gibi onların da birer ailesi, sevenleri, sevdikleri ve hayatları olduğunu hiçe sayarak hem de...


Bugün gencecik bir doktor arkadaşımız SABİM adlı sözde işlem merkezi, özde ise sağlık personelini hayattan soğutan siyaset oyuncağına gelen şikayetler yüzünden dayanamayıp intihar ediyor ve tabip olmayan, bencil bir kadın Tabipler Birliği sayfasında - orada ne işi varsa artık - salyalar saçarak "aferin, kendi cezasını kendisi vermiş, doktorlar zaten bunu hak ediyor" gibi yorumlar yapabiliyor. Bu kadının annesi, babası, sevenleri zaten kahrolmuşken, verilen emekler, bir can bir anda dünyadan silinmişken böylesi nefretle dolu cümleler kurmak insan olana asla ve asla yakışmayan bir harekettir. İşte siyasetin ve menfaatin sağlık sistemini getirdiği nokta budur. 
Böylelerini ve insanları bu hale getirenleri Allah'a havale etmekten, "doktorsuz kalın inşallah" demekten başka çare kalmıyor geriye...
Kaybeden sadece doktorlar, sağlık personeli olmayacak; Artık kaybeden ve kaybolan "insanlıktır." İzleyin ve zamanla kimin haklı çıkacağını görün.

25 Kasım 2012


İlaca "kokteyl" gözüyle bakılan bir ülkede gereksiz ilaç kullanımını engellemek ve sağlık giderlerinin düşmesini beklemek hayalden başka bir şey değildir...

Dipnot: "İlaçla zehir arasındaki tek fark, dozdur."

21 Kasım 2012

 Bir karikatürün de dediği gibi;
"Yalnızlığı da aştım ben, bambaşka bir şey oldum..."

15 Kasım 2012

Birazcık ışık, birazcık güneş... Azıcık de filtre...



Hiçbir şey yokken bile güzel olan bir kare, bizimkisi nafile uğraş, teselli...

14 Kasım 2012


Sekreter beyefendi şuradaki haberde  muazzam demokrasi(!) anlayışıyla neler demiş bakın;

"Daha önce kazanılmış hak noktasında mecburi süresini bitiren hekimler tayin isteyip gidiyordu. Şimdi böyle olmayacak, mecburi hizmet süresini dolduran doktor yerine yeni birisi gelinceye kadar başka bir yere gidemeyecek, bekleyecek. Yeni sistemin başka bir amacı da buydu. Bu yetki artık bakanlıkta değil bizdedir. Hekim yönünden düşünürseniz kötü bir durum ama halk açısından düşünürseniz bunu yapılması gerekiyor.”


Bir de tecavüz etseydiniz, gönlümüz kalır sonra...
Pes sizin demokrasi anlayışınıza, dilinizden düşürmediğiniz "kul hakkına..."
Allah sadece sana yok, mahşeri bir tek biz yaşamayacağız sözde hekim arkadaş, bekle de gör!

12 Kasım 2012

Damı akan odalarda kurulan hayallere!..


09 Kasım 2012



BÜYÜK ÖNDERİMİZ ATATÜRK’Ü ARAMIZDAN AYRILIŞININ 74. YILINDA RAHMET, MİNNET VE SAYGIYLA ANIYORUZ. 
MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN.

29 Ekim 2012



Kpss'yi yeni kazanmış memur gibiyim.
İçimde buruk bir bayram havası.
Giymişim lacivert kazağı.
İçinde gömleğin yakası...

25 Ekim 2012




Dualarımızın ve kesilen kurbanlarımızın kabul olması dileğiyle; Aziz Milletimin ve İslam aleminin bayramı kutlu olsun!

15 Ekim 2012


Bugün Diyarbakır'da olacaktım...

Olamadım.

12 Ekim 2012

İflah olmaz bir Gmail tutkunu ve fazlasıyla fantastik bir Google Chrome kullanıcısı olarak bilgisayarım açıkken e-posta geldiğinde sık sık posta kutumu güncellemekle uğraşıyor ve haliyle vakit kaybediyordum.
Bugün Google Chrome Web Store'da gezinirken Checker Plus for Gmail™ adlı eklentiyi buldum ve şu an boncuk bulmuş gibi seviniyorum :)


E-posta gelir gelmez görev çubuğunda çıkan pop-up bildiri, eklentinin simgesinin üzerine gelince açılan özet penceresiyle çok ama çok kullanışlı, faydalı.
Şefin tavsiyesi midir bilmem ama şuraya tıklayarak Chrome'a kurmanızı şiddetle öneririm.

27 Eylül 2012

Dr. Cengiz Çetin yirmi üç yaşındaydı.

Sualtı Hekimliği’nde asistanlığa başladığının yirminci günü, vurgun yiyen iki dalgıcın tedavisi için basınç odasına girdi.

İstanbul Tıp Fakültesi’ndeki İkinci Harb-i Umumî’den kalma alet patladı…

27 Temmuz 1998 günü hayatını kaybetti.

***

18 Eylül 2012


Bir doğum günü daha...
Ve bir yıl daha doldurduk, geçiyor zaman.
Hep birlikte sevdiklerim. Nice senelere!

08 Eylül 2012

Turkcell internet ayarları

Turkcell İnternet carrier="Turkcell internet"
mcc="286"
mnc="01"
apn="internet"
user=""
server=""
password=""
mmsc=""
type="default"

Turkcell MMS ayarları

Turkcell MMS carrier="Turkcell-MMS"
mcc="286"
mnc="01"
apn="mms"
user="mms"
server="http://wap.turkcell-im.com.tr"
password="mms"
proxy="212.252.234.168"
port="8080"
mmsproxy="212.252.169.217"
mmsport="8080"
mmsc="http://mms.turkcell.com.tr/servlets/mms"
type="mms"

07 Eylül 2012

Android tabanlı telefon kullanıyorsanız ve benim gibi format sonrası internet ve mms ayarlarında sorun yaşadıysanız bu yazı işinize yarayacaktır. Denedim, ordan biliyorum. :)

Şu yolu izleyerek ayarlara geliyoruz.

Menü > Ayarlar > Kablosuz özelliği ve ağlar >Mobil şebekeler > Erişim noktası adları >Yeni APN

04 Eylül 2012

Okul ışıktır.

30 Ağustos 2012




30 Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun!

25 Ağustos 2012




Minik hallik minik hallik
Guyruun nerede?
Halligim ben, halligim ben 
Guyruk olmaz bende!

Minik hallik minik hallik  
Etiñ nasıl, söyle?
Halligim ben, halligim ben 
Etiñ eyisi bende!

Ferhat ASLAN


Küçük kurbağa şarkısına Anteplice bir uyarlamadır. 23 Nisan gelmedi ama çocuklara hediyemiz olsun :)
Not: Hallik, Gaziantep yöresinde meşhur bir koyun türüdür. Eti iyi, kuyruğu küçüktür.

22 Ağustos 2012




Hani her acı olayda siyasilerimizin ballandıra ballandıra söylediği, kemiğe dayanan o bıçak var ya o bıçak;
Klişeden başka bir şey değildir. Göz boyamak, gaz almak ve susturmaktan başka işe yaramaz.
Asıl bıçak her daim "milletin bağrına" dayanmıştır ve her kesişinde milletin yüreği yanmaktadır.
Yüreği yanmayanlar yürek acısını da bıçak acısını da bilmez.

Mevlam bu milleti ikiyüzlü siyasetten ve onun yalakalarından korusun, kurtarsın.

19 Ağustos 2012



Mübarek Ramazan Bayramımızı kutlar, sevdiklerinizle birlikte şeker tadında bir ömür dilerim.
İnşallah bu güzel günler tüm inananlara hayırlara vesile olur.
Nice bayramlara!

13 Ağustos 2012





Olayın özü, özeti bu resimdir.  Bir yanda Hüseyincikler... Bir yanda onlar rahat uyusun, büyüsün, zengin olsun, yürüsün diye can veren "Aslan Mehmedim!
Dileriz öbür dünyada Mehmedin şefaatini dilemek zorunda kalmazlar

10 Ağustos 2012




Facebook -son zamanlarda iyice çığrından çıktığını düşünürsek- artık sıkıcı ve lüzumsuz gelmeye başlamış olabilir. Ki bana öyle geliyor.
Kullanım amacı dışında kullanmaya başlamış olmamız da cabası. Ki birçoğu artık öyle kullanıyor.
Ve kullanmaktan her gün daha da soğuyabiliyoruz.
Hal böyleyken hesabınızı normalde dondurabiliyor (deaktive etmek) ama tamamen kapatamıyorduk.
Aşağıda vereceğim bağlantıya tıklayarak artık tamamen silebiliyorsunuz.

"BURAYA" tıklayarak bunu gerçekleştirebilirsiniz. Açılan sayfada "Hesabımı Sil" ya da "Delete My Account" seçeneğine tıklıyoruz.

1 hafta içinde hesabınızı tekrar açmazsanız hesabınız tamamen siliniyor.


03 Ağustos 2012

Antepli için patlıcan kebabı büyük bir olgudur ve yemek kadar yaşamaktır. Ağız itibariyle "Balcan kebabı" diye telaffuz edilir.
Ben de oruç ağız otururken balcan kebabı fotoğrafı görünce aşkım depreşti ve iki karaladım... Bu da onlardan...




Balcan Yüreklim


Balcanlar düzülüy,
Yağları süzülüy
Açık ekmek bitti kimi;
Mısdava'm yeen üzülüy.


Ayranımız buz kimi.
Balcanlar berecikten.
Mangalımız tüterse
Coşarıg incecikten


Sapladım balcanı şişe
Bi et, bi balcan bişe.
Mamedim can buluy.
Balcan değdiği kimi dişe.


Ferhat ASLAN

20 Temmuz 2012


Muazzam bir sıcak ve mübarek Ramazan ayı  başladı.

Allah yardımcımız olsun.

Hayırlı ramazanlar.

17 Temmuz 2012



"Hayatı kitaplarda değil de falcılarda arayanların sonları kaçınılmaz bir  hüsran; İçleri ve hayalleri ise yalan doludur."

13 Temmuz 2012



Hayatın "parası ve dayısı olana güzel" olduğu bir ülkede hekim olmak, en az hasta olmak kadar acıdır, acıtır.

04 Temmuz 2012


Zaman gerçekten de çok hızlı geçiyor.
Devlet kadrosundan istifa ettik, gemileri yaktık.
Tus'ta istediğimiz sonuçları almayınca beklemeye devam ettik.
Ve an itibariyle Gaziantep Tıp Merkezi'nde 1 yılı doldurduk...
Haydi hayırlısı...

24 Haziran 2012

Evet, hepimizden vazgeçtim!

14 Haziran 2012


Oyle benciliz ki...
Yalnızlığı bile çok görüyoruz insanlara.

05 Haziran 2012

Dün akşam Mp3 kesmek için bir program kurdum ve ardından tüm anasayfalarımda Dimibu adında bir giriş sayfası oluştu.
Ne yaptıysam olmadı, pasifleştiremedim. Ve yine imdadıma Google yetişti. Benimle aynı sorunu yaşayabilecekler veya yaşayan kullanıcılar için paylaşmakta fayda olacağını düşündüm.

01 Haziran 2012

Twitter'da "işşiz ama saygılı" rumuzlu bir kullanıcı, güzel şehrim Gaziantep'e dair bir harita uyarlamış.
Farklı ve orjinal bir uyarlama olan bu haritayı daha çok kullanıcının görmesinde elbette fayda var :)


Bu güzel haritayı hazırlayan ve bizlerle paylaşana teşekkür ederim.

26 Mayıs 2012





Kale arkası taraftarı gibi gönlüm;
Kafası güzel,
Yakıyor etrafını sevgiyle.
Ve yanıyor maytaplar sevginle...

Yensen de yenilsen de,
Sevsen de sevmesen de 
Coşuyor hoyratça!

19 Mayıs 2012



‎19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Kutlu Olsun!

13 Mayıs 2012

Her gün daha da yapaylaşan şu hayatta, sevgilerin en kıymetlisi şüphesiz ki "annenin evlat sevgisi".
Ve en temizi...
Tüm annelerin ve anne adaylarının anneler günü kutlu olsun.
Ellerinizden öpüyorum.

04 Mayıs 2012


"Bayandan temiz araba" diye ilan verip, açıklama kısmına "bedelli askerlik taksidi için acil satılık" yazan ve akıllı geçinenler var bu memlekete...
Sahtekarlık gizlenebiliyor da aptallık bir yere kadar be abi/abla...
Neyin mahsülüsünüz, bir anlasam...

17 Nisan 2012

Gaziantep Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi'nde gencecik cerrah, açık ve net yazıyorum; Orospu çocuğunun biri tarafından; 80 yaşındaki dedesinin ölümünden sorumlu tutularak, intikam duygusuyla hem de poliklinikte bıçaklandı ve şu an ameliyatta. Durumu ağır.
Hiçbir haber bülteninde, sitesinde olayın ismi bile geçmiyor.
Recep Akdağ denen şahıs, canı isterse, belki açıklama yapar. Hasta memnuniyeti der, şiddete karşıyız der, hatta şiddete uğrayan personelin "avukat masrafını karşılamakla" övünür, olaya "gereken neyse yapılacak" klasiğiyle süs verir, kendince hassasiyet göstermiş, olaya eğilmiş görünür.
Anasının babasının nice emekleriyle, gözyaşıyla, duasıyla; Gece gündüz ders çalışan, nöbetler tutan, uykusuz ve aç kalarak ameliyatlara giren; O doktor arkadaşımız inşallah iyileşir, inşallah kurtulur ama Türk Sağlık Sistemi ve sağlık personeli aldığı bu yaralardan sonra iflah olmaz! Olmayacak da.
Oy uğruna eğitim sistemini ve sağlık sistemini bu hale getiren, o çocuğa onu yapma cesaretini kazandıran "Orospu Çocuklarından" iki cihanda hesap soracağız.
Ahdımız olsun!
Doktor arkadaşımıza geçmiş olsun diyor ve Allah'tan acil şifalar diliyorum.
Haberin mevcut olan tek internet adresi:

12 Nisan 2012

Kendimi bildim bileli parmağıma kına yakar annem; ben de her defasında sevinçle uzatırım kuş parmağımı...
Özellikle de eş, dost, akrabaların kına gecelerinde dağıtılan kınadır yakılan.
Kına yakıldıktan sonra iki gün sürer eldeki kokusu.
Çocukluktan beri o koku hep burnuma çalınır, o kına hep ellerimize çalınır, sağolsun annem.
Şimdi yine parmağımda kına var, kitap okurken kokusu geliyor ve tinerci ahenginde içime çekiyorum bu kokuyu...
Geçmiş, çocukluğum, benliğim  ve daha birçok güzelliği çekerek içime...
Kına... Koku... Ben...

31 Mart 2012

Önceki yazımda Avea'nın 1 Nisan itibariyle 444'lü numaralara yapılan aramaları -eğer varsa- ücretsiz dakikalardan düşeceğini söylemiştim. Sevinmiştik hatta. :)
Az önce gelen mesajla hevesimiz yine kursağımızda kaldı...

Yani bahsi geçen durum BTK kararı doğrultusunda bir ay kadar daha ertelenmiş...
Ben 1 Nisan Şakası dedim buna, siz ne dersiniz bilemem ama bir ay daha sabır edeceğiz her şekilde. :)

28 Mart 2012

Kamu tarifesi kullandığım için fazlaca dakikası olan ve telefonla pek konuşmadığım için de o bedava dakikaları kullanmayarak kimilerine göre "heba eden" biriyim.
Genelde 444 ile başlayan müşteri temsilcilikleri ve destek hatlarıyla işlerim oluyor. Hele o Türk Telekom yok mu... Onlarla konuşurken yürek ağrısı kaçınılmaz!
Onca dakika varken faturam kabarıyordu. Yüzlerce dakika boşa gidiyordu
Bu sabah avea'dan gelen mesajla yüzümde güller açtı :)

"444'lu aramalar 1 Nisan itibariyle sabit hat DKnizden dusecek ve ucretlendirilmeyecek!Sabit hat DKniz yoksa,tarifenizin sabit hat fiyatiyla ucretlendirilecektir"


Artık Avea sayesinde 444lü numaralar da ücretsiz konuşma hakkımız varsa ona dahil olacak ve bu haber en azından benim gibi tiplerin çok işine yarayacak.
Paylaşmak istedim! :)

14 Mart 2012


“Tıbhane-i Amire ve Cerrahhane-i Amire” adlı tıp okulunun açılış tarihi olan 14 Mart 1827, ülkemizde modern tıp eğitiminin başlangıcı olarak kabul ediliyor.
Tüm meslektaşlarımın ve sağlık çalışanlarının 14 Mart “Tıp Bayramını“ kutlar, herkese ve her şeye rağmen başarılar dilerim.
Kim ne derse desin, yaparsa yapsın; Tıbbiye'nin kutsallığı, maneviyatı tarif edilemez bir güzelliktir!
Başarılar sevgili dostlarım!

12 Mart 2012


On günde dördüncü nöbetim Pazar günü, yani günlerden dün.
Ve ben kaç gündür doğru düzgün bir uyku uyumamış, dinlenmemiş ve yorgun olsam da nöbetteyim.
Her acil nöbeti gibi yine yoğun ve yorucu geçmeye devam ederken kırk derece ateşle getirilen bir teyzenin dünya tatlısı eşi, yaşlı amca tedavinin ve işlemlerin sonrasında hastaneden çıkarken ismimi sorup teşekkür ederek
"Allah seni muvaffak etsin. Sende bir ışık var evladım, bu çok aşikar. Dikkat et kendine ve aynen böyle devam et." 
Dediğinde uyku mu ararım? Yorgunluk mu bilirim? Dünyada mı kalırım ben?..
Ne mutlu bana, ne mutlu!..

29 Şubat 2012

Nereye gittiğine dikkat etmeden, "nasılsa çarşıya gider" diyerek, bir otobüse bindim. O otobüs hayatın ta kendisiymiş meğer...
Tıkış tıkış, çeşit çeşit insan dolu, herkes bir kafadan konusuyor, kendi aleminde...
Otobüs ise filozof misali; tuhaf tuhaf yollara, sokaklara girip çıkıyor, sonra girdiği yola tekrar giriyordu...
Ben zaten nereye gittiğini bilmeyen insan...
Yolculuğun nereye varacağı gerçekten muamma.
Bakalım...

27 Şubat 2012

Hülya Avşar'ın jüri/seçici/yetenek yorumcusu vs. olduğu bir ülkede yaşamak beni gerçekten yoruyor, üzüyor...

Published with Blogger-droid v2.0.4

24 Şubat 2012

"Türk'ün kaderidir göç" derler...

Biz ailece bu konuda epey dirençli olsak da an itibariyle dile kolay "elli yıllık" mahallemizden taşındık...

Babamızın, amcamizin, hepimizin doğup büyüdüğü, hepimizin onlarca hatırasına sahip bir mahalleden kopmak gerçekten de çok zor oldu. Herkesin gözü dolu, boğazı düğüm...

Özleyeceğiz...

Published with Blogger-droid v2.0.4

19 Şubat 2012


Onu, bunu bilmem de sevgilini motosikletin arkasına bindirip gezdirmedikten sonra Audi'ye de binsen, BMW'ye de binsen boş arkadaş...  
Bunu yapmayan keyif aldım demesin de zaten.

16 Şubat 2012

Şu hayattaki en büyük paradoksum "battal boy battaniyedir" arkadaş! Her gece, her gece bulmaca gibi resmen...

13 Şubat 2012

Geçenlerde bir tv röpörtajında kulağıma çalınan ve haklılılığına tamamen katıldığım bir cümle;

"Bir ülkede fakirle zengin arasındaki uçurum azalıyorsa o ülkede islam yükseliyor demektir;
Zenginle fakir arasındaki uçurum artıyorsa islam düşüştedir demektir"

Ülkemizde dindar nesil tartışmaları, muhafazakarlık, laiklik söylemleri sürerken yukarıdaki cümleyi bir düşünüp, sokakları ve insanları gözümüzde canlandırdıktan sonra gidişatı görmek pek zor olmasa gerek...

07 Şubat 2012


Özenle hazırladığım, demini alsın diye uzun uzun uğraştığım güzelim çayın, ders çalışırken iki dakikada buz gibi olmasını sevmiyor, fiziğini de kimyasını da kabullenemiyorum...

05 Şubat 2012

Tecrübeli bir doktor, hastasının yürüyüşünden, oturuşundan kalkışından, bakışlarından, konuşmasından, nefes alıp verişinden, öksürmesinden daha onu muayene etmeden önce hastalığın ne olabileceği hakkında çok önemli ipuçları elde eder.

04 Şubat 2012

Önceki yazımda isimtescil firması ile ilgili bir sorundan bahsetmiştim ve sorunun çözülmemesi noktasında sitem etmiştim.
Sitemimi duyan firma yetkilileri, sağolsunlar; Bana ulaştılar ve ben durumu detaylı anlatınca sorunun çözülmesinde gereken hassasiyeti gösterdiler.
Bu beni cidden rahatsız eden bir sorundu ve çözülmüş olmasıyla epeyce rahatladım.
Önceki yazıda sitem ettiğim isimtescil yetkililerine şimdi ilgi ve yardımları için teşekkür ederim.

01 Şubat 2012

Sahip olduğum iki adet alan adının servis sağlayıcısı olarak isimtescil adlı firmayla çalışıyorum.
Bugüne kadar pek işim olmadığı için iletişim kurmak gereği hissetmedim.
Ama siteye kaydolduğum zaman verdiğim telefon numarasını artık kullanmayacağım için diğer gsm numaramı eklemek istediğimde siteden bu işlemi yapabilmem için "kimlik fotokopisi" yollamam gerektiği yönünde bir talep olduğu söylendi.
Şanslıyım;
Çünkü pat diye dışarı çıkabildiğim ve samimiyetinden sual etmediğim dostlarım, arkadaşlarım var.
Üstelik aynı şeylerden haz alıyor, aynı şeylere üzülüyor, seviniyoruz...
Bu akşam o güzel dostlarla, pat diye dışarı çıkabilmek, "Menengiç Kahvesi" ile başlayan, ve Tahmis Kahvesi'nin özel Elma çayı, Gaziantep'in yine özel Zahter çayı, özel yapım nargile ile devam eden muazzam bir sohbet , arkasından da sonradan görmelerin ya da popülarite budalalarının beğenmediği/beğenmeyeceği salaş ama doğal küçücük bir esnaf lokantasında belki de yenilebilecek en güzel beyranın keyfini yaşamak da bu örneklerden bir tanesi...
Unutmadan; bir şehrin lezzeti alışveriş merkezlerinde, lüks restoranlarda, lüks mağazalarda değil; o şehrin doğallığında ve kendi insanlarında saklıdır.
"Salaş" diye, "küçük" diye mekanlara laf atan, etiket ve markalarla kafayı bozmuş tipler o tadı anlayamaz, yaşayamaz...
Memleketime gelin, görün, tadına varın ve mutlu bir şekilde evinize dönün... :)
Ve ben, ansızın gelişen, her saniyesi dolu dolu, keyifli bir etkinlik sonrası, yüzümde mutluluk ve üzerimdeki hoş ağırlıkla evine dönen şanslı insanım...


06 Ocak 2012

Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarakCanon 600D KitManfrotto 055XProb tripod ve Kata123Go-30 fotoğraf çantası kazanma şansı yakalayın! http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/ sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.

Copyright © atasagun | Powered by Blogger
Design by Duan Zhiyan | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com