ve her kuyuya taş atan bLog...

Beğenilenler

Unordered List

Blog Archive

30 Kasım 2012

Hep diyoruz ya; "Eğitim ve sağlık siyasete kurban edilmemelidir" diye... İnsanlar bunu menfaatlerimiz ve kendi egolarımız için yaptığımızı söyleyerek bizi suçluyorlar ama birincisi öğretmen olmadığım halde eğitim sistemini savunmam sadece memleketim ve geleceğimiz içindir. Sağlık boyutu ise milletini seven biri olarak halkın kaybedeceğini düşündüğüm içindir.
Siyasiler her dönem oy kazanmak için bu iki kurumu ele alırlar ama hiçbir dönem bu kadar ileri gidip bu kadar değersizleştirilmedi. İnsanlar öğretmenlere, doktorlara, sağlık personeline düşman hale geldi. Aslı astarı olmayan vaatler, hiçbir gerçekliği olmayan maaş tartışmaları üzerinden yapılan kışkırtmalar, toplumu birbirine düşürmeler derken geldiğimiz noktada 20-30 sene emek verip öğretmen, doktor olan gencecik insanlar göz yummadan öldürülebiliyor ve halkımız buna üzüleceği yerde seviniyor, "oh iyi olmuş, haketmiş" diyebiliyorlar... Kendilerinin olduğu gibi onların da birer ailesi, sevenleri, sevdikleri ve hayatları olduğunu hiçe sayarak hem de...


Bugün gencecik bir doktor arkadaşımız SABİM adlı sözde işlem merkezi, özde ise sağlık personelini hayattan soğutan siyaset oyuncağına gelen şikayetler yüzünden dayanamayıp intihar ediyor ve tabip olmayan, bencil bir kadın Tabipler Birliği sayfasında - orada ne işi varsa artık - salyalar saçarak "aferin, kendi cezasını kendisi vermiş, doktorlar zaten bunu hak ediyor" gibi yorumlar yapabiliyor. Bu kadının annesi, babası, sevenleri zaten kahrolmuşken, verilen emekler, bir can bir anda dünyadan silinmişken böylesi nefretle dolu cümleler kurmak insan olana asla ve asla yakışmayan bir harekettir. İşte siyasetin ve menfaatin sağlık sistemini getirdiği nokta budur. 
Böylelerini ve insanları bu hale getirenleri Allah'a havale etmekten, "doktorsuz kalın inşallah" demekten başka çare kalmıyor geriye...
Kaybeden sadece doktorlar, sağlık personeli olmayacak; Artık kaybeden ve kaybolan "insanlıktır." İzleyin ve zamanla kimin haklı çıkacağını görün.

25 Kasım 2012


İlaca "kokteyl" gözüyle bakılan bir ülkede gereksiz ilaç kullanımını engellemek ve sağlık giderlerinin düşmesini beklemek hayalden başka bir şey değildir...

Dipnot: "İlaçla zehir arasındaki tek fark, dozdur."

21 Kasım 2012

 Bir karikatürün de dediği gibi;
"Yalnızlığı da aştım ben, bambaşka bir şey oldum..."

15 Kasım 2012

Birazcık ışık, birazcık güneş... Azıcık de filtre...



Hiçbir şey yokken bile güzel olan bir kare, bizimkisi nafile uğraş, teselli...

14 Kasım 2012


Sekreter beyefendi şuradaki haberde  muazzam demokrasi(!) anlayışıyla neler demiş bakın;

"Daha önce kazanılmış hak noktasında mecburi süresini bitiren hekimler tayin isteyip gidiyordu. Şimdi böyle olmayacak, mecburi hizmet süresini dolduran doktor yerine yeni birisi gelinceye kadar başka bir yere gidemeyecek, bekleyecek. Yeni sistemin başka bir amacı da buydu. Bu yetki artık bakanlıkta değil bizdedir. Hekim yönünden düşünürseniz kötü bir durum ama halk açısından düşünürseniz bunu yapılması gerekiyor.”


Bir de tecavüz etseydiniz, gönlümüz kalır sonra...
Pes sizin demokrasi anlayışınıza, dilinizden düşürmediğiniz "kul hakkına..."
Allah sadece sana yok, mahşeri bir tek biz yaşamayacağız sözde hekim arkadaş, bekle de gör!

12 Kasım 2012

Damı akan odalarda kurulan hayallere!..


09 Kasım 2012



BÜYÜK ÖNDERİMİZ ATATÜRK’Ü ARAMIZDAN AYRILIŞININ 74. YILINDA RAHMET, MİNNET VE SAYGIYLA ANIYORUZ. 
MİLLETİMİZİN BAŞI SAĞOLSUN.

Copyright © atasagun | Powered by Blogger
Design by Duan Zhiyan | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com