ve her kuyuya taş atan bLog...

Beğenilenler

Unordered List

Arşiv

29 Aralık 2015



"10 Kasım ne kara günmüş" derdim.
Benim için kapkara olana kadar...
Ağabeyim, canım ağam Hasan ASLAN, Şırnak Silopi'de hain bir terör saldırısında kahpe pusularda şehit olana kadar...
Her daim inandığı gibi yaşadı, yaşadığı gibi güzelce de gitti gencecik yaşında.
Şehitlik onuru bir yanda, kardeş acısı bir yanda...
Yanmak hafif kalıyor.
Parçalanmak kifayetsiz.
Kahpeler bir bilseler ne emeklerle ne çilelerle, ne gözyaşlarıyla 34 yaşına geldiğini.
Anamın çorapları kurusun diye kollarında kurutmaya çalıştığını.
Babamın okuluna para gönderebilmek icin çektiği çileleri...
Ablamın gözü yaşlı günlerini...
Benimle paylaştığı sırlarını...
Ve kardeşlerinin ne kadar sevdiğini...
Bilseler geride kalan gözü yaşlı eşini
Ve daha kücücük iki çocuğu...
O bomba sadece abimi mi aldı sanıyorlar?
Sadece devlete mi saldırdılar sanıyorlar?
Vicdanlarımıza ne diyecekler?
Kırk gündür sönmeyen ateşimizi ne yapacaklar?
Bizi kardeş dediklerimiz öldürdü.
Merhamet ve hoşgörümüzü de beraberinde.
Alışacak mıyız?
Unutacak mıyız?
Dağlanacak mı bu yara?
Çok zor çok...
Ne o gözü yaşlı ananın, ne babanın,
Ne geride kalan eş ve çocukların
Ne de yüreği darmadağın kardeşlerin,
Ne de bu milletin ahı, günahı ayrılmayacak tepenizden...
Mevlam bize dayanma ve bu memleketin öcünü alma gücü versin.
Yusuf Yüzlüm; Ruhun şad olsun!
Vatan Sağolsun.

09 Kasım 2015



Ben yağmurum,
Sen güneş.
Süzül damarlarıma,
Damla damla;
Kuşak'layalım gökyüzünü...

Ferhat
2015

03 Kasım 2015



Seslen, melodiler diz çöksün.
Ahir zamana tek yeminsin
Sen,  bilmiyorum hangi göksün..

Bak;  çaksın şimşekler alemde.
Fırtınalar sana biat etsin.
Sen, bilmiyorum hangi aleme eşsin...

Dinle;  utansın tüm şarkılar.
Güller bülbüle küssün
Sen, bilmiyorum hangi sessin...

Yaklaş, rüzgarlar önünde eğilsin.
Ezelden beri intihara meylimsin
Sen, bilmiyorum neyimsin...                                                      

Gel; utansın tüm destanlar.
Sussun her avaz.
Şirin Ferhat’a lal olsun,
Leyla  Mecnun’a ayaz.
Aslı  Kerem’e fizan,
Sensin, biliyorum bu aşka tek izan...

Ferhat ASLAN

07 Ekim 2015

Günbatımı 5.10.2015 18-12-20

Affettim bulutları,
Azlettim güneşi.
İndirdim gökyüzünden ciğerimi.
Bıraktım,
Göğe bakmayı falan.
Hepsi mazi.
Hepsi talan.
Biraz da yalan.
Şiirin ilk hecesi,
Başlar cinnet gecesi.
Her nefes sövülesi
Hasletler darmaduman.
Şimdi...
Bir avuç renk,
Bir avuç hüzün bize kalan...

FA

22 Eylül 2015

Aslantaş Müzesi, Osmaniye


Bitmiyorsa dehlizler...
Neyleyim, yolunda akıl yitmiyorsa?..
Savrulmuyorsa yapraklar gibi,
Eğilmiyorsa başlar,
Neyleyim?..

18 Eylül 2015



Bir yaş daha aldık ömürden...
Geride kalana, gelecek olana,
Yaşanmış, yaşanacak olana,
Göze selam, gönüle selam!
Geçip giden ömre selam!

02 Ağustos 2015



KHD ihtisas sürecini paylaşmaya devam.
İlk sezaryenin üzerinden hayli bir zaman geçti.
Hocalarımız yeterli seviyeye geldiğimize inandıkça yeni şanslar tanıyorlar.
Bu minvalde ilk histerektomiyi de (rahim alma ameliyatı) yapmış bulunuyorum.
Ertesi gün ikinciyi vermeleri de ekstra bir sevinç tabii ki.
Hastaları sorunsuz bir şekilde taburcu da ettik şükür.
Allah'ım utandırmasın.
Gelişmelerle burada olacağım.


28 Temmuz 2015

Kadın Hastalıkları ve Doğum serüveni devam ediyor.
Bugün ilk defa bir siyahi bebek doğurttum.
Nijer uyrukluydu.
Neden bilmem ama değişik bir heyecan yarattı bende. Ve haliyle tüm klinikte. Neticede Kahramanmaraş, her gün farklı insanlar görmüyoruz. -Suriyeliler'in artık yabancı olmadıklarını sayıyoruz tabii ki.-
Şirin bir bebek. Bir o kadar da masum.
Maşallah diyelim, darısı diğerlerine.

28 Haziran 2015

Sel olup akmak isterken
Lal olup kalmak...
Kelimeler mi sağır,
Kalem mi kör bilmiyorum.
Beynim bir cenk meydanı,
Cümlelerim kan-revan.
Yazdıklarım...
Yazamadıklarımın esiri,
Ben de kölesi.

Heyhat!

28.06.2015


14 Haziran 2015



Dışım...
İçimden veli.
İçim...
Dışımdan deli...
Yazacak çok şey var amma..
İzin vermiyor kaos.
Sükut da tatsız tuzsuz zaten.
Hastane yemeği misali.
Burnumda "Bemiks" kokusu.
Bulanan midem değil.
Beynim.
Gel de zapt et.
Gel de sabret.
Sabahlar olmuyorsa karanlığın suçu ne?
Hem ne yapsın Zeki Müren,
Bu saatten sonra zaten?
Neymiş sarhoşmuşum,
Rüzgarın umrunda mı?
Ürperiyorsa tüylerim,
Bir balkon tenhasında.
Kalem de kesmiyor artık
Onmaz yaraları.
Kelimeler buz.
Dağlamak nafile.
Bıçaklar kör.
Sarıyorum arabeski
Alveollerime kadar.
Çektikçe kafam güzel.
Biraz da garip bu hal.
Bilmiyorum.
Neyse, boşver.
Çekiyorum ciğerime.
"Biraz kül biraz duman.
O benim işte" 

Kelimeler gülüyor,
"Ne saçmalıyor bu?" dercesine.
Her şeyi yazasım var.
Hiçbir şeyi anlatmayıp.
Kusmak istiyor canım.
Pervasızca, kelimeleri.
"Yavaş ol" diyor sonra
Haşmetli, kendileri.
"Edepli ol biraz ve sus!"
Biraz daha müzik, bir bardak daha.
Vur kalemin beline...
İçilen her yuduma eyvallah.
Edilen her küfre amenna.
Ver elini boşluk.
Tut elimden kaos.

14 Haziran 2015 - 00:40
Ferhat

31 Mayıs 2015




Ne "gel diye" artık bunlar.
Ne de "gül diye".
Hepsi sadece "bil diye".
Bil diye!

10 Mayıs 2015

Bizim için her şeyi göze alan, her şeye katlanan analar, can analarımızın ellerinden öpüyorum...


Anneler Gününde, annelerimize en güzel türkülerden birini yakan Afaganistanlı kardeşlerimizi dinleyelim. Annelerimizin günü kutlu olsun.--A beautiful Turkic song for Mothers' Day from Afganistan.
Posted by Bilig Bitig on Saturday, 9 May 2015

10 Nisan 2015

Sıkılganlığımı yine sadık ve cefakar blogumdan çıkardım.
Hazır birkaç saat boş vakit varken arayüz değiştirdim.


Çok fazla kafama göre seçenek bulamadım, sade ve hoş bir arayüz olarak Faber'de karar kıldım.
Hadi hayırlı olsun.

14 Mart 2015



''Bu bir meslek değil, yaşam biçimidir'' demişti, fakültenin ilk dersinde hocamız.
Evet, bu bir yaşam biçimidir. Kirli siyasetin ve kokuşmuş düzenin anlayamacayacağı ve değer biçmeye aklının eremeyeceği kadar ulvi bir yaşam biçimidir hem de.
Varsın sistem yalakalara ve oy sevicilere dönsün.
Varsın düzenin adamları gün görsün. 
işimizin başında, kutsal tadın düşünde olmaya devam etme şerefi bize yeter.
Tüm Tıbbiye camiasının 14 Mart Tıp Bayramı Kutlu Olsun!

08 Mart 2015

"... Siyahın içinde beyaz, gecenin içinde gündüz, ölümün içinde hayat olabilir.
Ama aşkın içinde aşktan gayrısı yoktur..."

Hey gidi Kuşçu, hey!


Copyright © atasagun | Powered by Blogger
Design by Duan Zhiyan | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com