18 Eylül 2019

Su gibi...


Zaman geçiyor.
Nasıl, ne şekilde olduğunu bile anlamadan.
Bir göz açıp kapama süresince bir yıl daha gitti ve bir doğum günü daha geldi.
Beklediklerim, düşündüklerim ve belki de düşlediklerim bambaşkaydı ama "yazılanın ötesine geçilemeyeceğini" tekrar tekrar öğrendim.
Yaşadığım her gün daha kaderci, daha teslimiyetçi yapıyor beni.
Zira ne kadar emek verirsem vereyim; ne kadar istersem isteyeyim; kader bildiğini okuyor. İşte o zaman "YAZGI" denen gerçeğe bir kere daha dönüp, dolaşıp, tosluyorum.
Bir yanım hep sızı içinde, bir yanım tevekkül...
Bir sürü yaram var, anlatamadığım; sızlayıp, kanayıp duran
Ancak bir sürü de şükür sebebim; "her şeye rağmen".
Karmakarışık halet-i ruhiyeler içinde geçen bir yıla daha geri dönüp bakınca tek bir tasvir; "Trajikomik"
Neyleyim?
Ne diyeyim?
Elimde kalana şükür, kalmayana nasip diyerek, bir kere daha;
Doğum günüm kutlu olsun!

15 Eylül 2019

Doldur iç!

Yıllık izin bitti.
Sahalara dönmek üzere yola düştüm. Anacığım sağ olsun, yolda yerim diye ufak bir "sandık" dolusu yolluk hazırlamış. Şurada dururum, birazdan dururum, az daha ileride dururum derken... Elazığ'a varmak üzereyken bir çay molası vermek istedim ve yol kenarında dumanı tüten semaveri ve bahçeden toplanmış, satılık sebze - meyveyi görünce hemen sağa çektim.
"Hayırlı işler amca , çay var mı?" diye sordum.
Amca tezgahtan kafasını kaldırdı, sert bir bakışla;
"Doldur iç!" dedi.
"Efendim?" deyip bir an şaşkınlığı bastırdıktan sonra hiç yadırgamamış bir hale büründüm ve hatta amcanın tavrını önce azar sanmakla birlikte sonra "dükkan senin" bakışını görünce direkt kenardan bir bardak alıp çayımı doldurdum, kuruldum ve azığımla içmeye başladım.


Sonrasında amca gelip yanımdaki eski koltuğa kuruldu ve hoş sohbetini görünce amcanın ne denli içten biri olduğunu anladım ve içinde büyüdüğüm, yaşadığım yerden alıştığım o içtenliği ne kadar özlediğimi farkettim.  Bir tane daha iç, bir tane daha derken üç tane çay içmişim. Para da almadı giderken; 
"Sabah gelir gelmez bu semaveri yakarım, yoldan geçen birinin canı çay ister, yorulur mola vermek ister, susarsa ihtiyacını dindirsin diye demlerim. Gün boyu da hep çayım hazır olur. Kimseden de çay parası almadım, almam!" diye de ekledi. Helalleştik, sebze meyvemi aldım yola koyuldum.
Malum, günümüzün gözde mekanlarında servis ve işletme anlayışı da beklentisi de "şımartmak, şımartılmak, ego ve işine gelirse" gibi kavramlardan ibaret olduğu için böyle adamları anlamak da anlatmak da zor. Benim gibi insanlar için bu tür insanlar "nesli tükenen" tipler. Azarladı diye değil tabii bu, içten bir insan olduğunu hissettirebildiği için.
Özlemiştim, dağ havasından bir nefes aldım; hem güzel bir (3) çay içtim; hem de yorgun gönlüme iyi bir mola oldu.
"Allah iyilerle karşılaştırsın!" böyle bir şey demek ki!..

24 Ağustos 2019

Siyah.

Bir cümle, tek bir cümle...
Geceleri, günleri, anıları katleden;

"...vücut bütünlüğü bozulmuştu."

kapkara her şey.

16 Haziran 2019

Benim Babam...



"babalar böyledir iste...
bir sertlik kalkanıyla buğulanır yüzleri, gülmez gibidirler; çocuk şefkati ne bilmez gibidirler..."
...
Bize en kutlu iki sevgiyi; "Aile ve vatan sevgisini" ve bunlar için ne gerekirse feda etmeyi öğreten aslan babam... Babalar günün kutlu olsun!

Ve pırıl pırıl bir evlat, aslan gibi bir baba olan, vatan uğruna anadan, yardan, serden geçen canım ağam, can ağam;Senin de Babalar günün kutlu olsun.

O mübarek ellerinizden öperim.
Hürmetle..

12 Mayıs 2019

Ah Ana!


Kısacık ömürlere binlerce çileyi sığdıran ve aileleri, evlatları için nice zorluklara katlanan annelerimizin kıymetini anlatabilecek pek az cümle var.
Ne yaparsak yapalım, ne kadar denersek deneyelim; ayaklarının altına cennet serili analarımızın hakkını ödeyemeyiz.
"Bastıkları yola kurban olabilmek duasıyla" başta şehit ve gazi anneleri olmak üzere tüm annelerin ve anne adaylarının anneler gününü kutlar, biricik annemin ellerinden hürmetle öperim.

04 Mayıs 2019

Yitik...


Yitirdim...
İnsanlara, bu çağa ve onun getirdiklerine dair bütün umutlarımı...
Birkaç kırıntı kaldı ve onların da hızla eriyeceğine artık adım gibi eminim.
Onlar da gidecek ve biçare izleyeceğiz yitip gidenleri.
Yanıp kahrolacak o kadar çok şey var ki...
Acı içinde öleceğiz.

14 Şubat 2019

Lapa Lapa...



Şiirler yoruluyor;
Düşerken gönlüme,
Lapa lapa şu hüzün.
Heceler usanıyor,
Geceler uslanıyor,
Ve yaslanıyor gönlüme;
Bir yaman hasretle yüzün...